Türkiye’de İklim Krizi Algısı Yüksek, Ancak Eylem ve Bilgi Düzeyi Sınırlı

31 Mar 2026

Bu haber, İklim Haber ve KONDA Araştırma tarafından hazırlanan “Türkiye’de İklim Değişikliği Algısı” raporu ile Yuvam Dünya Derneği ve KONDA iş birliğiyle yayımlanan “Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması” bulgularının derlenerek özetlenmesiyle hazırlanmıştır.

Türkiye’de iklim krizine yönelik toplumsal farkındalık oldukça yüksek seviyelere ulaşmış durumda. İklim Haber ve KONDA Araştırma’nın yayımladığı “Türkiye’de İklim Değişikliği Algısı” raporuna göre, her 10 kişiden 9’u iklim değişikliğinin var olduğunu kabul ediyor. Ancak bu güçlü kabul, bilgi düzeyi ve eyleme geçme konusunda aynı ölçüde karşılık bulmuyor.

Yuvam Dünya Derneği ve KONDA iş birliğiyle gerçekleştirilen bir diğer araştırma ise toplumun %70’inin iklim krizini kendi hayatı için tehlikeli gördüğünü, ancak ekonomik ve sosyal sorunların bu aciliyeti gölgelediğini ortaya koyuyor.

Bilgi Eksikliği ve İklim Kanunu Farkındalığı Düşük

Araştırmalar, toplumun önemli bir bölümünün iklim politikaları ve mevzuat konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını gösteriyor. Katılımcıların %54’ü Türkiye’de yürürlüğe giren İklim Kanunu hakkında bilgisinin olmadığını ya da yetersiz olduğunu belirtirken, %45’i genel olarak iklim krizi konusunda kendini bilgisiz hissediyor.

İklim eğitimi alanların oranının yalnızca %8 olması da bu tabloyu destekler nitelikte. Buna rağmen okullar, medya ve sivil toplum kuruluşları toplumun en güvenilir bilgi kaynakları arasında öne çıkıyor.

Endişe Yüksek, Ancak Duygular Karmaşık

Türkiye’de iklim krizine yönelik duygusal tepki hâlâ güçlü. Toplumun %77’si endişe duyduğunu ifade ederken, %53’ü çaresizlik, %45’i umut ve %33’ü suçluluk hissediyor. Endişe en baskın duygu olmaya devam etse de önceki yıllara göre düşüş göstermesi, “duyarsızlaşma”dan ziyade yeni bir denge arayışı olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan, daha geniş bir perspektifte bakıldığında Türkiye’de her 100 kişiden 64’ü iklim değişikliği konusunda endişeli olduğunu belirtiyor.

Aşırı Hava Olayları ve Orman Yangınları Algıyı Güçlendiriyor

İklim krizinin somut etkileri toplum tarafından giderek daha fazla hissediliyor. Katılımcıların %88’i sel, kuraklık, aşırı sıcaklık ve fırtına gibi aşırı hava olaylarının arttığını düşünüyor.

Orman yangınları ise iklim krizinin en görünür sonuçlarından biri olarak öne çıkıyor. Toplumun %63’ü, olası bir yangın durumunda Türkiye’nin yeterince hazırlıklı olmadığını düşünüyor.

Yenilenebilir Enerjiye Güçlü Destek

Enerji tercihleri söz konusu olduğunda toplumun yönelimi oldukça net: Güneş ve rüzgâr enerjisi en çok desteklenen kaynaklar olurken, kömür ve nükleer enerjiye karşı daha mesafeli bir yaklaşım dikkat çekiyor.

Ayrıca bireysel düzeyde enerji tüketimini azaltma konusunda farkındalık yüksek; katılımcıların %76’sı bu konuda ortak bir bilinç oluştuğunu ifade ediyor.

Eylem Var, Ama Yeterli Değil

Araştırmalar, farkındalığın davranışa dönüşmesinde hâlâ önemli bir boşluk olduğunu ortaya koyuyor. Geri dönüşüm ve çevre dostu ürün tercihinde artış gözlense de bu çabaların sistematik ve yaygın bir dönüşüme dönüşmediği görülüyor.

İleri dönüşüm (upcycling) kavramı toplumda yeni yeni yer edinirken, katılımcıların %48’i bu tür uygulamaları yaptığını belirtiyor. Özellikle gençler ve kadınlar bu dönüşümün öncüsü konumunda.

Çözüm İçin Ortak Sorumluluk Beklentisi

Toplumun büyük çoğunluğu iklim kriziyle mücadelede çok aktörlü bir yaklaşımı destekliyor. Katılımcıların %93’ü devletin, %73’ü özel sektörün aktif rol üstlenmesi gerektiğini düşünüyor. Bireysel sorumluluk da özellikle gençler arasında daha fazla vurgulanıyor.

2026: Türkiye İçin Kritik Bir Dönemeç

Tüm bu bulgular, Türkiye’de iklim krizine dair farkındalığın güçlü olduğunu ancak bilgi, politika bilinirliği ve kolektif eylem açısından gelişim alanlarının sürdüğünü ortaya koyuyor.

Uzmanlara göre, iklim politikalarının daha görünür hale gelmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, özellikle önümüzdeki dönemde kritik önem taşıyor. Bu çerçevede 2026 yılı, iklim politikaları ve iletişimi açısından Türkiye için belirleyici bir yıl olarak görülüyor.

 

Güncel
Haber & Gelişmeler

Çerez Tercihlerini Özelleştir

Çerez kategorilerini ayrı ayrı yönetebilirsiniz

Zorunlu Çerezler

Her Zaman Aktif

Bu çerezler web sitesinin düzgün çalışması için gereklidir ve devre dışı bırakılamaz.

Analitik Çerezler

Bu çerezler, ziyaretçilerin web sitesini nasıl kullandığını anlamamıza yardımcı olur.

Kullanılan Servisler: Google Analytics

Pazarlama Çerezleri

Bu çerezler, size özelleştirilmiş reklamlar göstermek ve pazarlama kampanyalarımızın etkinliğini ölçmek için kullanılır.

Kullanılan Servisler: Google Ads, Facebook Pixel

Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikası ve Kişisel Verilerin Korunması sayfalarını inceleyebilirsiniz