Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlaması Standartları Türkiye'yi nasıl etkileyecek?
14 Eyl 2023Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği’nde faaliyet gösteren şirketler için (belirli kriterlere sahip üçüncü ülke şirketleri dahil) kurumsal sürdürülebilirlik raporlamasını 2024 yılından itibaren zorunlu hale getiren “Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi” kapsamında kullanılacak Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlaması Standartları (European Sustainability Reporting Standards – ESRS)’in ilk setini 31 Temmuz 2023’te kabul etti. GRI ve ISSB raporlama çerçeveleriyle büyük oranda uyumlu olarak hazırlanan ESRS, Avrupa Birliği’ndeki şirketlerin tedarik zincirlerinde bulunan ve Avrupa Birliği’nde 150 milyon €’dan fazla ciroya sahip olan şirketleri yakından ilgilendiriyor.
Avrupa Komisyonu ESRS’i neden onayladı?
Avrupa Birliği’nde daha önce yürürlükte olan Finansal Olmayan Raporlama Direktifi, şirketlerin sürdürülebilirlikle ilgili risk ve fırsatları raporlamaları için yeterli değildi. Yatırımcılar ve diğer paydaşların sürdürülebilirlikle ilgili bilgi ihtiyacını karşılamayan bu standartlar, şirketlerin yaptıkları raporlamaların objektif olarak kıyaslanmasını da güçleştiriyordu.
Avrupa Birliği’nin, Avrupa Yeşil Mutabakatı (European Green Deal) ile belirlenen hedeflere ulaşabilmesi için, özel sektörün sahip olduğu finansal kaynakların gerçekten sürdürülebilir iş modeline sahip şirketlere aktarılması gerekiyor. Sürdürülebilirlik raporlamasındaki eksiklikler, Sürdürülebilir Finans Bildirim Direktifi kapsamındaki yatırımcıların çevre ve insan haklarına saygılı şekilde bilinçli ve doğru karar almasını zorlaştırıyor. Bu nedenle Avrupa Komisyonu, Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi çerçevesinde kullanılacak ortak sürdürülebilirlik standartlarını onayladı.
ESRS ile sürdürülebilirlik raporlarındaki hususlar standart hale getirilecek, böylece şirketler rapor hazırlarken zaman ve finansal kaynaktan tasarruf edecek. Daha kaliteli raporlar, şirketlerin tüm paydaşlarına karşı hesap verebilirliğini artıracak.
ESRS kapsamında şirketler neleri raporlamalı?
ESRS’de “çifte önemlilik” (double materiality) prensibi benimseniyor. Şirketlerin hem kendi faaliyetlerinin çevre ve insanlar üzerindeki etkilerini, hem de sosyal ve çevresel konuların şirketlerin faaliyetleri üzerindeki etkilerini raporlaması isteniyor.
ESRS 1 (“Genel Gereklilikler”), raporlama yapılırken uygulanacak genel ilkeleri belirler. ESRS 2 (“Genel Bildirimler”), hangi sürdürülebilirlik konusu dikkate alınırsa alınsın raporlanacak temel bilgileri içerir ve CSRD kapsamındaki tüm şirketler için zorunludur. Diğer standartlara ilişkin raporlama, şirketlerin önemlilik değerlendirmesine bağlıdır.
Şirketler tarafından önemli olarak değerlendirilen konuların raporlanması zorunludur. Önemlilik değerlendirme süreçleri denetime tabidir. Örneğin, iklim değişikliği konusunun önemli olmadığına karar verilirse, bu karara nasıl ulaşıldığı açıklanmalıdır.
Avrupa Komisyonu EFRAG taslağında hangi değişiklikleri yaptı?
Değişiklikler üç kategoride toplandı:
- Bazı raporlama standartlarının kademeli olarak uygulanması
- Önemlilik değerlendirmesinde şirketlere daha fazla esneklik sağlanması
- Zorunlu bazı raporlama hususlarının gönüllü hâle getirilmesi
Bu değişikliklerle, özellikle daha önce sürdürülebilirlik raporlamasına tabi olmayan küçük ve orta ölçekli şirketler, aşırı finansal yük olmadan raporlama sürecine hazırlanabilecek. 2024 raporlaması için tüm şirketler çevresel finansal riskleri raporlamak zorunda değil. Sosyal güvence, engelli çalışanlar, meslek hastalıkları ve iş-yaşam dengesi gibi konular da ilk yıl raporlanmayabilir. 750’den az çalışanı olan şirketler aşağıdaki hususlara yer vermeyebilir:
- İlk yıl Kapsam-3 emisyonları (ESRS E1) ve iş gücü ile ilgili bildirimler (ESRS S1)
- İlk iki yıl biyoçeşitlilik (ESRS E4), değer zincirinde çalışanlar (ESRS S2), etkilenen toplumlar (ESRS S3) ve tüketiciler (ESRS S4)
ESRS hazırlanırken GRI ve ISSB standartları ile uyum sağlandı. ISSB’nin finansal önemlilik prensibi ile ESRS’teki çifte önemlilik arasında bazı farklar bulunuyor. AB, şirketlerin ISSB’ye uyumlu raporlama ihtiyacını azaltmak için ISSB standartlarını ESRS’ye dahil etmeye çalıştı.
Bundan sonraki aşama
ESRS’nin yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi onayı gerekiyor. Bu süreç yaklaşık 4 ay sürecek. İlk etapta NFRD kapsamındaki büyük şirketler, bankalar ve sigorta şirketleri için 2024 raporlaması 2025’te, diğer büyük şirketler ve AB dışındaki borsada işlem gören şirketler için 2025 raporlaması 2026’da gerçekleşecek. KOBİ’ler için raporlama 2026 yılı için 2027’de olacak, iki yıl erteleme hakkı var.
Ayrıca AB genelinde yıllık 150 milyon €’dan fazla ciroya sahip ve AB’de belirli bir branşı bulunan veya büyük şirket/borsada işlem gören bir KOBİ’ye bağlı AB dışı şirketler, 2028 yılı için 2029’dan itibaren raporlamaya başlayacak. Türk şirketleri şimdiden kurumsal sürdürülebilirlik raporlama kapasitelerini artırmalı.
Sonuç ve değerlendirme
Kurumsal sürdürülebilirlik raporlaması dünya genelinde zorunlu hale geliyor. İklim değişikliği, finansal kaynakların sürdürülebilir şirketlere aktarılmasını mecbur kılıyor. Değişen tüketici davranışları şirketleri performanslarını artırmaya zorluyor. ESRS, bu çerçevede atılan en ciddi adımlardan biri olarak dikkat çekiyor. Türkiye ihracatının %40’ı AB’ye yapıldığı için, ESRS’in uygulanmasıyla Türk şirketlerine yönelik sürdürülebilirlik taleplerinde ciddi artış bekleniyor. Şirketlerin AB pazarındaki rekabet gücü, uluslararası raporlama çerçevelerine uyum sağlamalarına bağlı olacak.
Kaynak: Yeşil Büyüme