
Sürdürülebilirlikte Dönüşüm Zamanı: Türkiye'nin Yitireceği Atığı Yok
ÇEVKO Vakfı, çalışmalarıyla ülkemizde geri dönüşüm sistemlerinin, toplum nezdinde de geri dönüşüm farkındalığı ve kültürünün oluşumda önemli rol oynamıştır. Çevreye ve topluma karşı sorumluluklarını sahiplenen ve Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (GÜS) ilkelerini benimseyen paydaşlar tarafından kurulan Vakfımız, çalışmalarını 34 yıldır sürekli artan bir performans ivmesi ile sürdürmektedir.
Son yıllarda Vakfımızın öncelikli odak ve çalışma konularını, dünyamızın bugünü ve geleceği açısından çok büyük öneme sahip ‘döngüsel ekonomiye geçiş’ ve ‘iklim krizi ile savaşım’ oluşturmaktadır. Dünyanın gündeminde ticaret savaşlarından göç hareketlerine, bölgesel çatışmalardan ekonomik belirsizliklere kadar birçok tehdit yer alıyor. Ancak iklim krizi, hem bu tehditlerin çoğuyla doğrudan ilişkili olması, hem de etkilerinin sürekliliği açısından insanlığın karşısında en büyük ve en acil tehdit olarak durmaktadır. Döngüsel ekonomi ise yalnızca çevresel değil, toplumsal ve ekonomik boyutlarıyla, iklim krizine karşı bütüncül ve kapsayıcı nitelikte bir sistemsel yanıttır.
Ürünlerin en az atık oluşturacak şekilde tasarlanması, tekrar kullanılması, tüketimleri sonrasında oluşan atıklarının kaynağında ayrı biriktirilmesi, toplanması ve geri dönüştürülmesi, günümüzde tüm ülkelerin çevre ve ekonomi politikalarında öncelik kazanmış durumdadır. Bu sürecin önemli halkaları, atıkların kaynağında ayrı toplanması ve etkin geri dönüşüm sistemleridir.
Ciddi bir geri dönüşüm kapasitesine sahip olan Türkiye, bu kapasitesinin büyük bölümünü ithal ettiği atıkları işleyerek kullanırken, değerlendirilebilir atıkların büyük bölümünü bertaraf etmekte, yani toprağa gömmektedir. Sorun, kendi atıklarımızı ayrı toplayıp değerlendirememe sorunudur. Atık ithalatında yaşanacak daralma, geri dönüşüm kapasitesini atıl hale getirebilir. Özellikle hane halkından tüketim sonrası ortaya çıkan kendi atıklarımızı kaynağında ayrı toplayarak değerlendirecek önlemler bir an önce alınmalıdır.
Bizim, değerlendirilebilir atıklarımızı kaynağında ayrı toplayıp geri dönüşüme sevk etme sürecinde en etkin ve ekonomik olduğunu düşündüğümüz model Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (GÜS) modelidir. Vakfımızın ülkemizde öncülüğünü yaptığı GÜS, OECD tanımına göre, üreticinin sorumluluğunun tüketici sonrası evreye genişlediği bir çevre politikasıdır.
İklim kriziyle savaşım ve döngüsel ekonomiye geçiş, yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal boyutları olan bir dönüşüm gerektirmektedir. Bu dönüşüm için GÜS modelinin yeniden işlerlik kazanması, katılımcı ve bağlayıcı yasal düzenlemeler, bilim temelli uygulamaların güçlendirilmesi ve gençlerin karar alma süreçlerine katılması yaşamsal önem taşımaktadır. Türkiye’mizin bu kapsamlı dönüşüm için yitirecek zamanı da atığı da yoktur.




