e-Bülten Haberleri

1570085727 PepsiCo LogoPEPSICO’DAN DAHA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GIDA SİSTEMİ İÇİN GÜÇLÜ HEDEFLER

Daha sürdürülebilir bir gıda sisteminin inşasına odaklanan PepsiCo, 2020 sonuna kadar bugün yarıdan fazlasını Sürdürülebilir Tarım Programı aracılığıyla sağladığı tarımsal ham maddeleri %100’e çıkarmayı ve 2025 yılına kadar üretimde kullandığı suyun %100'ünü geri dönüştürmeyi hedefliyor. PepsiCo ayrıca 2025 yılına kadar içecek portföyü genelinde geri dönüştürülmemiş plastik içeriği kullanımını %35'e düşürmeyi hedeflerken değer zinciri genelinde mutlak sera gazı salımını da 2030 yılına kadar 2015 yılındaki seviyesine göre %20 düşürmeyi amaçlıyor.

PepsiCo Inc., şirketin sürdürülebilirlik hedeflerine ilişkin kat ettiği mesafeyi genel hatlarıyla anlatan ve sürdürülebilirlik ajandasının ardında yatan, daha sürdürülebilir bir gıda sisteminin inşası olarak tanımlanan yeni amacı açıklayan 2018 Sürdürülebilirlik Raporunu bugün yayınladı. Raporda, şirketin daha sürdürülebilir bir gıda sistemi oluşturmasına katkıda bulunabileceğine inandığı Tarım, Su, Ambalaj, Ürünler, İklim ve Toplum gibi altı öncelik alanında kat ettiği mesafeyi ve hedefleri vurgulanıyor.

"Kat ettiğimiz önemli mesafeden ve ekibimizin ortak faaliyetlerinden gurur duyuyorum, ancak bu faaliyetler sadece başlangıç, daha yapacağımız çok şey var. Sürdürülebilirliği geliştirmek ve başarılı bir şirket olmak, PepsiCo'nun geleceğinde önemli bir rol oynayacaktır. 21. yüzyılda işletme yönetiminin, dünyamıza, toplumlarımıza ve gelecek kuşaklara karşı bir sorumluluğa sahip olması gerektiğine samimiyetle inanıyorum " dedi.

PepsiCo’nun sürdürülebilir bir gıda sistemi yaratma çabası şirketin, “Fayda Gözeten Performans” olarak adlandırdığı hızlandırılmış, sürdürülebilir büyüme vizyonunun kilit bir öğesini temsil ediyor. “Fayda Gözeten Performans” kapsamında, PepsiCo, bu amacı işine ve markalarına daha fazla entegre ederek, insanlar ve dünyamız için daha fazlasını yaparak daha da iyi bir şirket olmaya gayret gösteriyor.

PepsiCo 2018 Sürdürülebilirlik Raporundan satırbaşları…

2020’de hammaddelerin tamamı sürdürülebilir tarımdan

Kaynaklarını daha sürdürülebilir ve dayanıklı tarım aracılığıyla sağlamaya çalışan PepsiCo, dünya genelindeki çiftliklerde kaynakların etkin kullanımı, çevre bilinci ve işçi haklarına ilişkin standartları da yükseltiyor. 2018 sonuna kadar patates, mısır, yulaf ve portakal gibi PepsiCo'nun doğrudan çiftçiden sağladığı tarımsal ham maddelerinin yarıdan fazlasının Sürdürülebilir Tarım Programı aracılığıyla sağlanan sürdürülebilir kaynaklardan oluşuyor. Şirket, 2020 sonuna kadar bu oranı %100'e çıkarma hedefine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Halihazırda, Lay’s® ve Ruffles® dahil olmak üzere, Kuzey Amerika Frito-Lay portföyündeki cipslerin %100'ü, sürdürülebilir kaynaklardan temin edilen Kuzey Amerika patateslerinden üretiliyor.

2025’te üretimde kullanılan suyun tamamı geri dönüştürülebilir olacak

Değer zinciri genelinde suyun daha tasarruflu kullanılmasına çalışan PepsiCo, yüksek su riski arz eden tarım ve üretim faaliyetlerinde su kullanımı verimliliğini geliştirmeye ve yüksek su riski arz eden alanlarda 2025 yılına kadar üretimde kullandığı suyun %100'ünü geri dönüştürmeye odaklanmış bulunuyor. Şirket, yerel su havzalarını koruyan politika ve uygulamaları savunmak için ölçeğini ve uzmanlığını kullanmaya odaklanıyor. Ayrıca, 2018 yılında, PepsiCo Vakfı, 6 milyonu aşkın insanın güvenli suya erişimini sağlamaya yardımcı olarak, 2006 yılından bu yana bu inisiyatiften faydalanan kişi sayısını 22 milyona çıkarmış bulunuyor.

2025’te geri dönüştürülmemiş plastik içeriği kullanımı %35'e düşecek

PepsiCo yakın zamanda 2025 yılına kadar içecek portföyü genelinde geri dönüştürülmemiş plastik içeriği kullanımını %35'e düşürmek olarak yeni hedefini duyurdu. Şirket ayrıca, 2025 yılına kadar plastik ambalajlarında %25 geri dönüştürülmüş ambalaj ve 2030 yılına kadar Avrupa Birliği'nde plastik şişelerinde %50 geri dönüştürülmüş ambalaj kullanmayı amaçlıyor. Önümüzdeki yıldan itibaren, LIFEWTR® ABD'de %100 geri dönüştürülmüş plastik şişede ambalajlanırken, bubly™ sadece alüminyum ambalajda sunulacak. Ayrıca, şirket "Şişenin Ötesinde" stratejisi ile gelişimini sürdürerek, başta "SodaStream® " vasıtasıyla olmak üzere, 2025 yılına kadar 67 milyar tek kullanımlık plastik şişe kullanımının önleneceğini öngörüyor.

ABD'de, 354 ml’lik porsiyonda 100 veya daha az kaloriye sahip yaklaşık 500 içecek seçeneğine sahip

PepsiCo, eklenmiş şeker, sodyum ve doymuş yağ miktarını azaltarak ve besin öğelerine dayanan yenilikler ve satın almalar ile ürün portföyünü genişleterek tüketicilere sunduğu seçenekleri geliştirmeye devam ediyor. Sadece ABD'de, PepsiCo, 354 ml’lik porsiyonda 100 veya daha az kaloriye sahip yaklaşık 500 içecek seçeneğine sahip ve 2018 yılında ve 2019 başlarında, Bare Snacks® ve Cytosport (Muscle Milk© and EVOLVE® Protein üreticileri) gibi markaları bünyesine katmış bulunuyor.

Sera gazı salımını 2030 yılına kadar %20 düşürme hedefi

PepsiCo, değer zinciri genelinde mutlak sera gazı salımını azaltma hedefini, 2030 yılına kadar 2015 yılındaki seviyesine göre %20 düşürmek olarak belirlemiş bulunuyor. 2018 yılında, PepsiCo, Kapsam 3 emisyonlarını (şirketin doğrudan faaliyetleri dışında oluşan), yaklaşık 2.2 milyon metrik ton azaltmış, ayrıca doğrudan faaliyetlerinden dolayı oluşan Kapsam1 ve 2 emisyonlarını %6,4 düşürmüş bulunuyor. PepsiCo iklim değişikliğinin etkisini azaltmak için; iklim dostu tarımsal uygulamaların teşvik edilmesi ve düşük karbonlu araç filosunun genişletilmesinden, üretim faaliyetlerinde yenilenebilir enerji kullanımının genişletilmesine kadar uzanan birçok alandaki uygulamayı değer zinciri aracılığıyla hayata geçirerek sera gazı salımını azaltmaya devam ediyor.

PepsiCo Vakfı’ndan kadınların faydalanacağı girişimlere 27.3 milyon dolar

Dünya genelinde kadınların gelir potansiyelini artırma taahhüdü kapsamında, PepsiCo ve PepsiCo Vakfı, faaliyet gösterdiği toplumlarda kadınların faydalanacağı girişimleri desteklemek için 2016 yılından bu yana 27.3 milyon dolar yatırım yapmış bulunuyor. Ayrıca şu anda dünya genelinde PepsiCo yöneticilerinin yüzde 40'ı kadınlardan oluşuyor.

Joachim QuodenÇEVKO Vakfı’nın da üye olduğu EXPRA (Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu Birliği), Döngüsel Plastik Birliği Deklarasyonu’nu imzaladı. AB Endüstri İdare Memuru Elżbieta Bieńkowska ve AB Komisyon’u Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans nezdinde Brüksel’de düzenlenen imza töreni, 100’den fazla özel ve kamusal paydaşı da bir araya getirmiş oldu.

Deklarasyonu imzalayarak, EXPRA ve üyeleri, sektörün dönüşümsel gayretine verdikleri desteği; plastik dahil her tür ambalaj için toplama, ayırma ve geri dönüşüm çözümlerini optimize ederek değişime olanak tanıdıklarını ve ivmelendirdiklerini bir kez daha ortaya koymuş oldular.

EXPRA Genel Müdürü Joachim Quoden “Bugün atılan imza; EXPRA’nın ve EXPRA üyelerinin, plastiğin döngüsünün önünü açmak üzere ortaya koydukları efora dair güçlü taahhütü temsil etmektedir. Bu, verimli ambalaj atık yönetimi operasyonları yürütmekte olan, uzun vadeli değer ve sosyal etki yaratan, kaliteli toplama ve kaliteli geri dönüşüme olanak tanıyan ve ambalaj krallığında yeni gelişmelere imza atan üyelerimizin günlük işinin zaten ayrılmaz bir parçasıydı. Avrupa’nın sürdürülebilirlik ve rekabet ortamında, döngüsel ekonomiyi yürürlüğe alma konusunda attığımız adımlarla önemli bir yol kat ettik. Doğru politikalar ve uygun yürütme ile, hem geri dönüşümü arttırmak hem de geri dönüştürülecek materyali korumak ve sağlamak için potansiyelimiz var. Buna geri dönüştürülmüş plastik de dahil.”

Quoden, etkinlikle ilgili de şu yorumu yaptı: “Burada pek çok paydaşımızı bir arada görmekten dolayı çok mutluyum. Hükümetler, yerel yönetimler de dahil, tüm aktörlerin beraber çalışmaları, tüm ambalajların dönüşüme girmesinin garantilenmesi adına çok önemli. EPR, ambalaj döngüsel sürecinin merkezinde yer alıyor ve tüm paydaşların etkin koordinasyonunu ve katılımını sağlıyor. EXPRA ve üyeleri de bu katılıma tüm paydaşlarıyla baş koymuş durumda. Böylelikle EPR’ın döngüsel ekonomi hedeflerini başarmasını konusunda çok önemli bir role sahipler.”

yedinci kita6. İstanbul Bienali, bu yıl Koç Holding sponsorluğunda, 14 Eylül-10 Kasım 2019 tarihleri arasında yine ücretsiz olarak düzenleniyor. Fransız küratör, yazar ve akademisyen Nicolas Bourriaud’nun küratörlüğünü üstlendiği “Yedinci Kıta “ başlıklı bienal kapsamında altmıştan fazla sanatçının eserleri, Tersane İstanbul, Pera Müzesi ve Büyükada’da ziyaret edilebilecek.

16. İstanbul Bienali, başlığını okyanuslarda yüzen devasa atık yığınına bilim çevrelerinin verdiği isimden alıyor: Bienal sergileri, gerçek bir kıta olmaktan çok hayali bir nesne ve insanlığın yeni durumuna dair bir metafor olarak görülebilecek bu olguyu keşfetmek için yola çıkıyor. Bienal, insanların sebep olduğu doğal veya kültürel atıklara antropoloji veya arkeolojinin araçlarıyla bakan güncel sanat çalışmalarına yer vererek sanat ve ekoloji arasındaki ilişkiyi de tartışmaya açmayı hedefliyor.

16. İstanbul Bienali’nin üç mekâna odaklanan, yoğun bir sergi olarak düşünüldüğünü belirten küratör Nicolas Bourriaud, Haliç’te kullandıkları eski tersane binası ve Beyoğlu’ndaki Pera Müzesi’nin birbirine yakın; üçüncüsünün ise İstanbul’un güney kıyılarını çevreleyen Marmara Denizi’ndeki Büyükada, ya da eski adıyla Prinkipos olduğunu söylüyor.

gretaİsveçli iklim aktivisti 16 yaşındaki Greta Thunberg'in de aralarında bulunduğu yaklaşık 700 genç iklim aktivisti Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) İklim Zirvesi'nin ilk gününde bir araya geldi.

Dünyanın birçok ülkesinden zirveye katılan genç iklim aktivistleri iklim değişikliğiyle mücadele için değişim talep etti.

Liderlerin iklim politikalarında "radikal değişiklikler" yapma yükümlülüğü taşıdığına dikkati çeken genç aktivistler, iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını artırmayan liderlerin tekrar seçilmemeleri için sefer olacakları uyarısında bulundu.

İsveçli çevre aktivisti Greta Thunberg, Birleşmiş Milletler'de (BM) dünya liderlerine hitap ettiği konuşmada ;iklim değişikliği konusunda yeterli adım atmadığını söyledi ve liderleri sert bir dille eleştirdi.

New York'taki BM İklim Zirvesi'nde çok duygusal bir konuşma yapan Thunberg, "Boş laflarınızla rüyalarımı ve çocukluğumu çaldınız" dedi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in evsahipliğinde gerçekleştirilen İklim Zirvesi'ne aralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da olduğu 60 kadar lider katıldı.

16 yaşındaki Thunberg, "Tüm bu olanlar çok yanlış. Şu anda burada olmamalıydım. Okyanus'un diğer yakasında okulumda olmalıydım. Ama hepiniz umut almak için biz, gençlere geliyorsunuz. Hangi yüzle yapıyorsunuz bunu?" dedi.

Thunberg, dünya liderlerine hızlı bir şekilde harekete geçme çağrısı yaptı ve "Sizi izliyor olacağız" diye konuştu.

Sifir karbon cagrisiAğustos ayında Fransa’da yapılan G7 Zirvesi’nde ,dünyanın etkin şirketleri ve NGO’ları liderlere iklim değişikliği politikalarını güçlendirmek ve sıfır karbonlu ekonomiye dönüşümü hızlandırma çağrısı yaptı.

Küresel Ekonomi ve İklim Komisyonu’na göre, düşük karbon ekonomisine dönüşümün 2030 yılına kadar 26 trilyon ABD dolarlık ekonomik getiri ve 65 milyon yeni iş yaratma potansiyeli bulunuyor. We Mean Business Koalisyonu ortaklarının girişimleriyle de 19,3 trilyon ABD doları piyasa değeri olan ve küresel GSYİH’nın yüzde 25’ine denk gelen 980’den fazla şirket, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında 1550’den fazla taahhütte bulundu.

İklim değişikliğiyle mücadele konusunda, şirketler ve kar amacı gütmeyen kuruluşlarından (NGO) oluşan küresel bir koalisyon olan We Mean Business’ın açık çağrısında öne çıkan bazı talepler şöyle;

Küresel net sermayenin yüzde 60’ından fazlasını ve küresel GSYİH’nin yaklaşık yüzde 50’sini temsil eden G7 hükümetlerini, iklim değişikliği konusunda harekete geçme ve Paris Anlaşması’na olan bağlılıklarını teyit etmeye ve liderlik göstermeye davet ediyoruz.

  • 2050 yılına kadar sıfır emisyonlu bir ekonomi için adil dönüşümün yol haritasını belirleyin.
  • Belirlenen bu amaç doğrultusunda Ulusal Katkı Beyanlarını (Nationally Determined Contribution, NDC) ve 2030 yılı hedeflerini güçlendirin.
  • Sıfır emisyonlu ekonominin inşasında temeli oluşturan ekonomik sistemlerin dönüşümüne ışık tutmak amacıyla iş dünyasına bu ulusal planları ve hedefleri destekleyen sektörel hedefler ve politikalar sağlayın ve düzenleyici mevzuattaki belirsizlikleri ortadan kaldırın.

Talepler arasında ayrıca, yenilenebilir enerjinin payının artırılması, kömür finansmanının durdurulması, elektrikli araçlara yatırım ve adil dönüşüm gibi konular da yer alıyor.