e-Bülten Haberleri

005Anadolu Efes, 2021 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Şirket, faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde finansal sürdürülebilirliği sağlarken,  2021 yılı boyunca iklim krizi odaklı 107 milyon TL değerinde 104 projeye de imza attı. 2022 yılında ise toplumsal kalkınma odaklı 40 projeye imza atmayı hedefliyor.

Anadolu Efes’in operasyonlarının olduğu tüm ülkeleri kapsayan raporu Birleşmiş Milletler’in belirlediği Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na olan katkıyı ortaya koyuyor. 17 Küresel Amaç ışığında çalışan şirket, 2021 raporunda yer verdiği 49 proje ile 15 hedef ve 36 alt hedefe katkı sunuyor. 2021 yılı raporu, önceki yıllardan farklı olarak, paydaş kapitalizmi ve değer yaratma anlayışının bir göstergesi olarak Dünya Ekonomik Forumu Uluslararası İş Konseyi’nin belirlediği Paydaş Kapitalizmi Metriklerini de gözetiyor.

“Sürdürülebilirlik faaliyetleri yönetim kurulu seviyesinde takip ediliyor”

Sadece bira üretmediklerini, bununla birlikte içinde bulundukları topluma değer katmayı öncelikleri arasına aldıklarını ifade eden Anadolu Efes Bira Grubu Başkanı ve CEO Can Çaka, “Faaliyet gösterdiğimiz tüm ülkelerde finansal sürdürülebilirliği yakalarken, sosyal ve toplumsal etkiyi artırmayı, çevresel etkiyi ise azaltmayı hedefliyoruz. Bu anlayışla 2021 yılında başarıya giden yolda önemli adımlar attık. Önceliklendirme analizimizi faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalardaki iç ve dış paydaşlarımızı kapsayacak şekilde güncelledik. Sürdürülebilirliğin kurumsal stratejimize entegrasyonunu en üst düzeye çıkarmak adına 2021 yılında yönetişim yapımızı yeniledik. Bir önceki yıl çok sağlam bir yol haritası ile ortaya koyduğumuz 2030 hedeflerimiz ve Pozitif Etki Planı’mız rehberliğinde faaliyet gösterdiğimiz tüm ülkelerdeki sürdürülebilirlik çalışmalarını Küresel Sürdürülebilirlik Komitesi ile tek bir merkezden yönetiyoruz. Sürdürülebilirlik faaliyetlerimiz yönetim kurulu seviyesinde takip ediliyor” dedi.

“İklim krizi odaklı 107 milyon TL değerinde 104 projeye imza attık”

2021 yılının iklim krizinin sonuçlarıyla daha da yüzleşilen bir yıl olduğuna değinen Çaka, “Raporlama döneminde tüm operasyonlarımızda, iklim krizi odaklı toplamda 107 milyon TL değerinde 104 proje gerçekleştirerek çevresel etkimizi azaltmayı amaçladık. Yaptığımız çalışmalarla örneğin geçtiğimiz yıl bira üretim emisyon yoğunluğunu %7 oranında azalttık. Su verimliliğini artırmak ve su risklerini minimize etmek adına 61 milyon TL değerini aşan 30 projemiz bulunuyor. İş Dünyası Plastik Girişimine verdiğimiz 2023 plastik taahhüdümüzün ise %63’ünü 2021 yılı içerisinde gerçekleştirdik ve virgin plastik kullanımını toplamda 504 ton azalttık” diye konuştu.

Anadolu Efes 2021 Sürdürülebilirlik Raporunun tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

https://www.anadoluefes.com/Upload/Docs/Anadolu%20Efes%202021%20S%C3%BCrd%C3%BCr%C3%BClebirlik%20Raporu_TR.pdf

004ÇEVKO Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfımız; kuruluşunun 31. yıl dönümünde 1 Kasım 2022 Salı günü; ulusal ve uluslararası konuşmacıların yer alacağı “Döngüsel Ekonomiye Geçişte Avrupa Birliği'nde Son Durum, Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu ve Atık Yönetiminde Dijital Çözüm Önerileri” konulu bir konferans organize etmektedir.

Aynı program içerisinde Yeşil Nokta Sanayi Ödülleri ve Yeşil Nokta Basın Ödülleri de verilecektir. Yeşil Nokta Sanayi Ödülleri; her geçen gün ülkemizde de büyüyen ve güçlenen Yeşil Nokta ailesi üyelerinin çevre ile ilgili sürdürülebilir geri kazanım çalışmalarını kamuoyuna duyurmak için Sanayi Ödüllerine katılan ve belirlenen kriterleri en yüksek oranda sağlayan kuruluşlarının yasal sorumluluklarının ötesinde gerçekleştirmekte oldukları örnek çalışmaları ödüllendirmek ve aynı zamanda piyasaya süren konumda olan tüm firmaları benzer çalışmalara özendirmek ve teşvik etmek amacıyla verilmektedir. Yeşil Nokta Basın Ödülleri ise toplumu çevre ve geri dönüşüm konusunda bilinçlendirmeye, bilgilendirmeye yönelik duyarlılık gösteren basın-yayın kuruluşlarına, habercilere ve toplumun takdirini kazanmış kişilere verilmektedir.

Tüm günlük organizasyonumuzu hibrit olarak planlıyoruz. Detayları önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşacağız. 1 Kasım 2022 Salı gününü ajandanıza not etmenizi rica ederiz.

 

002ÇEVKO Vakfı olarak Laboratoires Expanscience / Mustela‘nın neredeyse tüm üst düzey çalışanları ile Genel Müdür başkanlığında çok faydalı olduğuna inandığımız bir toplantı gerçekleştirdik.


İklim krizi konusunda herkes rahatsız ama bireyler de geneli itibari ile harekete geçmiyor, bir şeyler bekliyor kendine göre.

Konusunun önde gelen birçok firmasında olduğu gibi Laboratoires Expanscience’nda iklim krizine destek sağlayabilmek için ciddi hedefleri ve adımları var. Biz ise bireyler olarak bu konuda neler yapabileceğimizi birlikte değerlendirdik.

003ÇEVKO Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfımız tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen “Yeşil Nokta Sanayi Ödülleri” Türkiye’de Yeşil Nokta markasını kullanan firmalar arasından sürdürülebilir hayata katkılarıyla öne çıkan firmaların katılabildiği bir ödül sürecidir.

Yeşil Nokta Sanayi Ödülleri, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün büyüyen ve güçlenen Yeşil Nokta ailesi üyelerinin çevre ile ilgili sürdürülebilir geri kazanım çalışmalarını kamuoyuna duyurmayı hedefliyor. Ödül sürecine katılan ve belirlenen kriterleri en yüksek oranda sağlayan kuruluşlarının yasal sorumluluklarının ötesinde gerçekleştirmekte oldukları örnek çalışmaları ödüllendirmek ve aynı zamanda piyasaya süren konumda olan tüm firmaları benzer çalışmalara özendirmek ve teşvik etmek de ödüllerin hedefleri arasında yer alıyor.

Sadece ÇEVKO Vakfı ile Yeşil Nokta kullanım (Marka Alt Lisans) sözleşmesi olan firmaların katılabildiği ödül sürecimizin başvuru kategorileri aşağıdaki gibidir;

1. Ambalajda Önleme Uygulamaları

2. Atık Yönetim Sistemi ve Uygulamaları

3. Çevre Konulu Sosyal Sorumluluk Uygulamaları

Ödül Sürecinin jürisi, ASD - Ambalaj Sanayicileri Derneği, Boğaziçi Üniversitesi - Çevre Bilimleri Enstitüsü, ÇEVKO – Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı, EGD - Ekonomi Gazetecileri Derneği, İSO - İstanbul Sanayi Odası, Çevre ve Enerji Şube Müdürlüğü, SKD – İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği, FASD-Esnek Ambalaj Sanayicileri Derneği, ARUCAD -Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi kuruluşlarının temsilcilerinden oluşuyor.

Finale kalan 25 projeyi değerlendirmek için çevrimiçi toplantı ile 25,26 Ağustos tarihlerinde bir araya gelen jüri üyeleri firmaların proje sunumlarını firma yetkililerinden dinledi. Jürinin değerlendirme süreci Eylül ayında tamamlanacak.

Sonuçlar ÇEVKO Vakfının 31. Kuruluş yıl dönümünde 1 Kasım 2022 Salı günü gerçekleşecek ödül töreninde açıklanacak.

001ÇEVKO Vakfı, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) iş birliğinde geçen yıl başlattığı ÇEVKO Vakfı Söyleşileri ile iklim krizi konusunu tüm yönleriyle masaya yatırmaya devam ediyor. 2022 yılı ÇEVKO Vakfı Söyleşileri’nin dördüncüsü, Türkiye’de Öncü Sanayi Kuruluşlarının İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışmaları başlığıyla gerçekleştirildi. EGD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Celal Toprak’ın moderatörlüğünde, ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’in de katılımıyla gerçekleşen söyleşide; L’Oréal Türkiye ve Unilever’in uygulamaları aktarıldı.

Özellikle son beş yıldır “iklim krizi ile savaşım” ve “döngüsel ekonomiye geçiş”e odaklanan ÇEVKO Vakfı, ÇEVKO Vakfı Söyleşileri ile iklim krizi konusunu tüm yönleriyle ele alıyor.

"ÇEVKO Vakfı Söyleşileri " bu yıl da tüm hızıyla devam ediyor. Ekonomi Gazetecileri Derneği Küresel Isınma Kurultayı Komitesi iş birliğiyle, ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu'nun hazırladığı söyleşilerin dördüncüsü, Türkiye’de Öncü Sanayi Kuruluşlarının İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışmaları başlığıyla gerçekleştirildi. Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Celal Toprak moderatörlüğünde, ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’in de katılımıyla gerçekleşen online söyleşide; L’Oréal Türkiye ve Unilever’in uygulamaları aktarıldı. Söyleşinin bu ayki konukları ise L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü İrem Karaoda ile Unilever- NAMETR-Çevre Uyum Müdürü Buket Özbekle Apaydın oldu.

ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer: “Birlikte eyleme geçmeliyiz.”

Çevrim içi toplantının açılışında, EGD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Celal Toprak, "ÇEVKO Vakfı Söyleşileri”nin önemini vurgulayarak ilk sözü ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’e verdi. ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer ise farkındalık oluşturmak kadar eyleme geçmenin de elzem olduğunun altını şu sözlerle çizdi:

“ÇEVKO Vakfı üyesi şirketlerin iklim krizi ile savaşım konusunda örnek uygulamalarını, EGD işbirliğinde gündeme getirmeyi sürdürüyoruz. Sürekli vurguladığımız üzere, bu konuda hem farkındalık yaratmak, hem de eyleme geçmek önem taşıyor. Uluslararası bir tıp dergisinin, 18-25 yaş arası gençler arasında gerçekleştirmiş olduğu bir çalışma, genç kuşağın iklim değişikliğine karşı çaresizlik, suçluluk, kaygı ve öfke duyduğunu ortaya koyuyor. İklim değişikliğinin birtakım psikolojik sorunlara yol açabileceği de söylenmekte. Çözüm ise eyleme geçmekte yatıyor. Atıkların toplanması, ormanların rehabilite edilmesi gibi çalışmaların içerisinde yer almanın bireylerde çaresizlik, suçluluk, öfke ve kaygı gibi olumsuz duyguların aşılmasına katkı sağladığı bildiriliyor. ÇEVKO Vakfı olarak, bu yıl üyelerimizle birlikte sahil temizliği, orman rehabilitasyonu gibi pek çok eylem gerçekleştirdik. Bugün dinleyeceğimiz üyelerimiz örnek çalışmalarıyla ülkemizin diğer sanayi kuruşlarına örnek olmakta, toplumsal sorumluluk açısından çok önemli bir görevi yerine getirmekteler. Etkinliğimize katılanlara teşekkür ediyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.”

L’Oreal Türkiye: Bir Güzellik Şirketi Dünyayı Değiştirebilir Mi?

L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü İrem Karaoda, sürdürülebilirlik çalışmaları hakkında bilgi vermeden önce her gün kendilerine “Bir güzellik şirketi dünyayı değiştirebilir mi?” sorusunu sorduklarını belirtti. Bu soruyu katılımcılara da soran Karaoda, sözlerine şöyle devam etti: “Yaptığımız işin kalbinde bu soru var: Bir güzellik şirketi dünyayı değiştirebilir mi? Şuna inanıyoruz: Devrimlerini aşkla yapar ve tüm paydaşlarını bu seferberliğe dahil ederse, Evet! Bunun kalbinde ise üç ana devrim yatıyor: İlki, dijital dönüşüm. İkincisi, bugün ele alacağımız sürdürülebilirlik/ yeşil devrim. Üçüncüsü de anlamlı markalar yaratma devrimi. Sürdürülebilirlik programımız Gelecek İçin L’Oréal’in en büyük özelliği ve benzerlerine göre farkı, kapsayıcılığı. L’Oréal olarak etkimizi yüzde 1’den yüzde 100’e çıkarıyoruz, dedik ve tüm paydaşlarımızı, tedarikçilerimizi, iş ortaklarımızı, müşterilerimizi bu sürece dahil etmek, liderlik etmek üzere yola çıktık. Gelecek İçin L’Oréal Sürdürülebilirlik Programımızla odağımız; kendi iş yapış şeklimizi ‘gezegenimizin sınırlarına’ saygı duyarak dönüştürmek. Yani kendimizi dönüştürmek. Kendimizle sınırlı kalmayarak tüm iş eko-sistemimizi güçlendirmek, daha kapsayıcı olmak. Son olarak, dünyanın yüzleştiği, acil olarak önlem alınması gereken çevresel ve sosyal zorlukların çözümüne ‘somut ve ölçülebilir’ katkılarda bulunmak.

L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü İrem Karaoda, Sürüdürülebilirlik programı ile ilgili şunları söyledi: “İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman” olmak üzere üç çevresel temanın tümü için altı yıl üst üste ‘3A’ skoru almayı başaran ilk ve tek şirket olduk (Karbon Saydamlık Projesi/ CDP Worldwide tarafından). Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi’nde L’Oréal Global Compact tarafından iş dünyasının en kapsamlı sürdürülebilirlik programı olarak tanındık. En kapsamlı bu sürdürülebilirlik programını neye göre dizayn ettiniz, derseniz… Altı ana konu başlığımız var. İklim, su, kaynaklar, biyoçeşitlilik, toplumlar ve iş eko sistemi. İklimdeki hedeflerimizin ilki, 2025 yılına kadar yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanmak. Ürünlerimizin sevkiyatında oluşan karbon salımını yüzde 50 oranında azaltmak... Ayrıca stratejik tedarikçilerimizin karbon salımını yüzde 50 oranında ve tüketicilerimizin ürün tüketiminden kaynaklanan karbon salımını yüzde 25 oranında azaltmayı hedefliyoruz. Endüstride kullanılan suyun yüzde yüz geri dönüşümü, ürünlerimizin kullanımından kaynaklanan su kullanımını yüzde 25 oranında azaltmak, su eko-sistemlerine saygılı formüller yaratmak için Çevresel Test Platformları oluşturmak ve su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ile ortak hedeflerle ilerliyoruz. Kaynaklar konusundaki hedeflerimiz ise yüzde 100 oranında yeniden doldurulabilir, yeniden kullanılabilir, geri dönüşüme kazandırılabilir veya biyolojik olarak bozulabilir plastik ambalajlar, ambalajlarda geri dönüşüme kazandırılmış maddelerden veya biyolojik temelli kaynaklardan üretilen plastik, geri dönüşüme ve yeniden kullanıma kazandırılan saha atıkları, döngüsel ekonomiye uygun eko-dizayn stantlar, biyolojik temelli, bol bulunan minerallerden veya yüzde 95 oranında döngüsel süreçlerden elde edilen içeriklerin kullanıldığı formüller ve ambalaj yoğunluğunun yüzde 25 oranında azaltılması. Biyo-çeşitlilik başlığı altında biyolojik temelli içeriklerin izlenebildiği formül ve ambalajlara döneceğimizi taahhüt ediyoruz. Ayrıca biyo-çeşitlilik üzerinde olumlu bir etkiye sahip tesis ve operasyon binaları da hedeflerimiz arasında. Toplumlar konu başlığında, ihtiyaç sahibi kadınların desteklenmesi için 50 milyon Euro fonumuz var. Bozulan eko-sistemlerin bir milyon hektarlık kısmının iyileşmesi ve döngüsel ekonominin desteklenmesi için de 100 milyon Euroluk bir fonumuz daha bulunmakta… Sonuncusu da iş eko-sistemi. Stratejik tedarikçilerimizin çalışanlarının geçimlerinin garantiye alınması, grup ürünlerinin eko-dizaynla üretilmesi hedeflerimiz arasında. Markalarımızın sosyal programlarından minimum 3 milyon kişi yararlanacak, toplumun dezavantajlı kesimlerinden de en az 100 bin kişiye de istihdam sağlayacağız. Türkiye’de bu hedefler doğrultusunda neler yaptık? İki hareket olarak konumlandırıyoruz. İlki “Geri Dönüşüm Hareketi”. E-ticaretimizi yüzde 100 plastiksiz şekilde gerçekleştiriyoruz. Carbios isimli bir startup ile sonsuz kez geri dönüştürülebilen plastikten üretilen ilk kozmetik şişesine imza atmaktan dolayı gururluyuz. Merkez ofisimizde atıklardan kompost üretimi, ileri dönüşüm başlığı altında makyaj stantları (36 okula kitaplık/ kedi evi/ oyuncak dolabı), teşhir malzemelerinin yüzde 100 eko-dizayn olması ve Garnier “Yeşil Bir Adım” projesiyle geri dönüşüme yine katkı sunmaktan dolayı mutluyuz. L’Oréal Professional Serie Expert serisinde yüzde 95 oranında geri dönüştürülmüş plastik kullanılıyor. DIA Light serisinde yüzde 95 geri dönüştürülmüş alüminyum ve yüzde 100 dönüştürülmüş plastik geri dönüştürülebilir kutu mevcut. La Roche_Posay markamızda kartondan ambalaj, Armani My Way parfümünün yeniden doldurulabilir şişesi ve Kiehl’s markamızın geri dönüştür ve ödülünü al projesi de ‘Geri Dönüşüm Hareketi’nin önemli ayakları… Başka bir startupla da iş birliğimiz var: Çevre Koruma Hareketi başlığımız altında yer alan, su tüketimini yüzde 65 azaltan duş başlığı (Gjosa Water Saver). Fabrikamızda yüzde 72, merkez ofisimizde yüzde 60 oranında yenilenebilir enerji kullanıyoruz. Su tasarrufu amacıyla 6 bin litre yağmur suyunu yeniden kullanıma sunuyoruz, bahçe sulamasında kullanıyoruz. Garnier çevresel ve sosyal etki etiketleme sistemi başlattı ki tüketiciler A’dan E’ye bir sıralama çerçevesinde ürünün çevreye etkilerini görebiliyor. Ecobeauty Score Konsorsiyumu (42 paydaş ile çevresel etki standardı) ve Biotherm’in ambalajdan satışa sürdürülebilir malzemeler kullanması da diğer çalışmalardan. Su konusunda da liderlik etmeyi planlıyoruz. L’Oréal Türkiye İstanbul üretim tesisimiz, “suyu dönüştürerek kullanan su dostu” bir fabrika haline gelecek. Her yıl 50 milyon litre su tasarruf edilmesi planlanıyor ki bu da 53 bin İstanbullunun bir günlük su tüketimine eş değer bir oran. 2022’nin son çeyreğinde hayata geçirmeyi planlıyoruz. Güçlerimizi birleştirerek dünyayı değiştirebiliriz!”

Unilever: Sürdürülebilir Yaşamı Yaygınlaştırmak İçin Ne Yapmalıyız?

Unilever NAMETR (Unilever Kuzey Afrika, Orta Doğu, Türkiye ve Rusya) Çevre Uyum Müdürü Buket Özbekle Apaydın, Unilever’in sürdürülebilirlik yaklaşımı hakkında önemli bilgiler verdi:

“Hedefimiz, Sürdürülebilir Yaşamı Yaygınlaştırmak. Özellikle iklim ve döngüsel ekonomi çerçevesinde uygulamalarımızı paylaşmak istiyorum. Unilever, 190’dan fazla ülkede operasyonlarına devam ediyor. 148 bin çalışanıyla faaliyet gösteren, dünyanın önde gelen kişisel bakım, ev bakım, güzellik, sağlık, beslenme ve dondurma şirketlerinden biri. Her gün 3.4 milyar tüketiciye ulaşıyoruz. Unilever olarak Türkiye’de altı fabrikamız ve 5 binden fazla çalışanımızla faaliyet gösteriyor ve 32 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. 29 markamızla, en az 1 ürünümüzle her hanede yer alıyoruz. Unilever Türkiye genelinde kadın liderlerin tüm liderlere oranı ise yüzde 50. Unilever bir amacı olan şirketlerin kalıcı olduğuna, bir amacı olan insanların geliştiğine ve bir amacı olan markaların büyüdüğüne inanıyor. Dünyanın karşı karşıya olduğu sorunların aşılması için devletler yoğun çalışıyorlar, ancak iş dünyası ve markalar da çözümün bir parçası olmak zorunda. 2010-2020 yılları arasında uyguladığımız Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı ile dünya genelinde 1.3 milyar insanın sağlığının ve esenliğinin geliştirilmesine destek olduk. Ürünlerimizin sera gazı etkilerinde yüzde 10 azaltım sağladık, tüketici atıklarının ayak izini de yüzde 34 oranında azalttık. 2.6 milyon küçük işletme sahibine destek sağladık, ürünlerimizin yüzde 67’sinin sürdürülebilir yöntemlerle tedariğini sağladık. BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini operasyonlarına entegre eden ilkler arasındaydık. 10 yılın sonunda sürdürülebilirlik konusundaki ajandamız sona ermedi. 2020 yılında Unilever Sürdürülebilir Yaşam Pusulası stratejimizi lanse ettik. Bu yeni iş stratejimiz 1 milyar Euro’luk İklim ve Doğa Fonu’nu, 2039 yılında tüm ürünlerin üretiminden kaynaklı emisyonlarda karbon nötr olmasını, 2023 yılına kadar ağaçsızlandırmadan arınmış bir tedarik zincirini, yeni jenerasyon çiftçileri ve küçük işletmeleri güçlendirmeyi, 2030 yılına kadar ürün formülasyonlarını biyobozunur hale getirmeyi ve 100 adet su koruyuculuğu (Water Stewardship) programını hayata geçirmeyi de içeren birçok hedefi içinde barındırıyor… Ekosistemimiz içinde 4R Stratejimiz mevcut. Bu stratejiyi azalt, yeniden kullan, geri dönüştür ve geri kazan olarak özetlemek mümkün (Reduce/ Reuse/ Recycle/ Recover). Bu strateji kapsamındaki yatırımlarımızı da temiz teknoloji fonumuz aracılığıyla gerçekleştiriyoruz. 2021’de Türkiye’de toplamda 1.8 milyon Euro değerinde sürdürülebilir teknoloji yatırımına imza atıldı. 2010-2020 döneminde Türkiye’deki fabrikalarımızda karbon emisyonlarında yüzde 55 azalma sağlanırken 2010 yılından bugüne üretim süreçlerinde kullanılan enerjide ürün başına yüzde 17 azaltma kayıtlara geçti. ‘Çöplüğe Sıfır Atık’ uygulamamız da hala devam ediyor.”

Şirketin tüm fabrikalarında yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan elektrik enerjisi kullanımı ve ‘çöplüğe sıfır tehlikesiz atık’ sisteminin mevcut olduğunu ifade eden Buket Özbekle Apaydın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Güneş, rüzgar ve yenilenebilir termal enerji kaynaklarına odaklanan karbonsuzlaştırma çalışmalarımız devam ediyor. 2025’e kadar yeni hedeflerimiz de var. Atık toplama ve işleme konusunda yatırım ve doğru ortaklıklarla, geri dönüştürülmüş plastik satın alımı ve kullanımıyla, piyasaya sürdüğümüz ambalajların toplama bedelini doğrudan ödediğimiz ‘Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu Planları’ ile sattığımızdan daha fazla plastiği toplayıp işleyeceğiz. ÇEVKO ile çalışıyoruz bu konuda da. İlk kullanılan plastiği ciddi şekilde azaltacağız. Ülkemizde PCR alt yapısını da desteklemeye devam edeceğiz.”

ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, konuşmacılara teşekkür etti ve bu söyleşide olduğu gibi şirketlerin yaptıkları çalışmaları paylaşmalarının bir kez daha önemine değindi.

Ekonomi Gazetecileri Derneği Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle, ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Çalışma Grubu'nun hazırladığı söyleşilerin dördüncüsünü, ÇEVKO Vakfı’nın YouTube kanalından da izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/user/CEVKOVAKFI