Haberler

ambalajli gidaAmbalaj Sanayicileri Derneği (ASD), 16 Ekim Dünya Gıda Günü nedeniyle ambalaj kullanımının önemine ve hijyenin insan sağlığındaki kritik rolüne dikkat çekti. ASD Başkanı Zeki Sarıbekir “Küresel salgın bizlere ambalajlı gıdanın önemini bir kez daha hatırlattı. İsrafın önüne geçmek için de ciddi önlemler alınması gerekiyor. Ambalajlı gıdaların tercih edilmesi bu noktada kritik etkenlerden biri.” dedi.    

Geçtiğimiz yılı 4,7 milyar dolar ihracatla kapatan Ambalaj Sektörü, Türkiye’nin toplam ihracatına aralıksız katkı sunmanın yanında ambalajın insan sağlığı, hijyen ve israfı önleme konularında farkındalık yaratmaya devam ediyor. Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD), 16 Ekim Dünya Gıda Günü nedeniyle ambalaj kullanımının önemine vurgu yaptı. Dernek, gıda tüketimi alışkanlıkları hakkında halkı bilinçlendirmek amacıyla dünya genelinde çeşitli etkinliklerle kutlanan Dünya Gıda Günü’nde ambalajın insan sağlığı ve hijyen konularındaki rolünü ve ekonomiye sağladığı katma değeri bir kez daha vurguladı.

Ambalajlı gıda insan sağlığı için ‘olmazsa olmaz’ niteliğinde

ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, hijyenin bu dönemde en etkili korunma yöntemi olduğuna vurgu yaptı: “Ambalaj, içine konulan gıdaların üretildikleri koşullarda bozulmadan en ekonomik ve güvenilir biçimde tüketiciye ulaştırılmasını ve tanıtılmasını sağlayan bir ürün. Gıda ambalajının temel amacı; gıdaların raf ömrünü uzatmak, uygun koşullarda depolanmasını sağlamak ve gıdaları tüketiciye ulaşıncaya dek diğer bulaşanlardan korumak, gıda bozulmaları ve kalite kayıplarını en aza indirmek. Ambalajlar ekmek, süt, peynir, bakliyat ve sebze-meyve gibi günlük ihtiyacımız olan gıdaları korurken aynı zamanda sağlığımızı da koruyor. Çünkü açıkta, ambalajsız şekilde satılan gıdalar bakteri ve çürümeye karşı savunmasız, hızla bozuluyor ve sağlığı tehdit ediyor. Üstelik bu tür gıdaların menşei takip edilemiyor, raf ömrü de güvenilir olmuyor. Koronavirüsle sarsılan dünyada insan sağlığı için ambalajlı gıda olmazsa olmaz niteliğinde."

İsrafın önüne geçmeliyiz

Gelişmiş ülkelerde ambalajsız ürün bulmanın neredeyse mümkün olmadığını belirten Zeki Sarıbekir, “Hijyen dışında israfın önlenmesi açısından da bütün gıda maddelerinin mutlaka ambalajlı satılması gerekiyor. Ambalaj bu kadar önemliyken ülkemizde hala pek çok gıda maddesi ambalajsız satılıyor. Türkiye’de israf edilen gıda miktarının yılda 26 milyon ton, 214 milyar lira ve her gün 4.9 milyon, yılda ise toplam 1.7 milyar adet ekmeğin çöpe gittiği biliniyor. Bu, hem bireysel ekonomiye hem de ülke ekonomisine zarar veren büyük bir kayıp. Türkiye’nin en büyük sorunlarından olan israfın önüne geçmek için ciddi önlemler alınması gerekiyor. Ambalajlı gıdaları kullanıp, gıdanın ömrünü uzatmak bu önlemlerden sadece biri. Daha yaşanılabilir bir dünya için herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Ambalajlı ürünleri tercih ederek sağlığımızı koruyabilir, israfı önleyebilir ve geleceğimizi kurtarabiliriz.” dedi.

solar energyKüresel güneş enerjisi kapasitesi 2030`a kadar yılda ortalama yüzde 12 artışla en fazla büyüme gösteren enerji kaynağı olacak.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) enerji piyasalarının gelecek 10 yılına dikkat çeken "Dünya Enerji Görünümü 2020" raporuna göre, koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle dünya enerji talebi bu yıl yüzde 5 düşecek.

Buna bağlı olarak , petrol talebi yüzde 8 azalışla günlük 100 milyon varilin altında kalacak. Kömür talebi, bu yıl yüzde 7, doğal gaz talebi yüzde 3 ve küresel elektrik talebi yüzde 2 gerileyecek.

Dünyada enerji yatırımları yüzde 18 azalırken, yavaşlayan ekonomik aktiviteyle küresel karbon emisyonları yüzde 7 düşecek.

Kovid-19'un gelecek yıl kontrol altına alınması durumunda, küresel enerji talebinin 2023'ün başında Kovid-19 öncesi seviyesine geri dönmesi beklenirken, salgının devam etmesi halinde enerji talebindeki toparlanma 2025'i bulacak.

Salgın öncesinde 2019-2030 dönemi için yüzde 12 artacağı öngörülen enerji talebinde yüzde 9 büyüme gerçekleşecek.

Güneş enerjisi, büyümenin temel kaynağı olacak

Küresel elektrik talebi 2030'a kadar yüzde 20 artarken, bu talep artışının yüzde 80'ini yenilenebilir enerji kaynakları tek başına karşılayabilecek.

Birçok ülkede, yeni kömür ve doğal gaz santrali yatırımlarından daha ucuz olan ve şimdiye kadarki en düşük maliyetli elektrik kaynağı haline gelen güneş enerjisi ise bu alandaki büyümenin merkezinde yer alacak.

Güneş enerjisi kapasitesi 2030'a kadar yılda yaklaşık 280 gigavat artış gösterecek ve ortalama yüzde 12 büyüyecek.

Elektriğin yarısı yenilenebilirden gelecek 

Bu kapsamda, yenilenebilir enerji kaynakları gelecek 10 yılda dünyadaki toplam elektrik talebinin yüzde 50'sini karşılayacak. Hidroelektrik, enerji talebinin karşılanmasında en büyük payı alırken, güneş en fazla büyüyen kaynak olacak. Rüzgar ve deniz üstü (offshore) rüzgar santralleri ise bu kaynağı takip edecek.

Öte yandan, yenilenebilir kaynaklarından üretilen enerjinin sağlıklı şekilde şebekeye bağlanması için elektrik şebekelerinde önemli yatırımlar gerekecek.

Küresel emisyonlar, 2008-2009 ekonomik krizi sonrasında olduğundan daha yavaş artışa geçecek, ancak ülkelerin salgın sonrası ekonomik büyüme planlarını temiz enerji alanında yapması emisyonların geleceği açısından önemli rol oynayacak.

Kömürün küresel enerji portföyündeki payı, Sanayi Devrimi'nden sonra ilk kez 2040'ta yüzde 20'nin altına düşecek. Doğal gaz talebi ise Asya bölgesi başta olmak üzere dünyada büyüme gösterecek.

Petrol, salgının neden olduğu ekonomik belirsizliklere karşı kırılganlığını sürdürecek ve 2019'daki pik seviyesine geri dönemeyecek. Küresel petrol talebi 2030'da 2019'a göre yüzde 12 düşüş gösterecek.

shuraAçıklamada , Türkiye Elektrik Sistemi İçin En Ekonomik Katkı: Enerji Verimliliği ve Yeni İş Modelleri raporunda enerji verimliliği ile ilgili yapılabilecek yatırımlarla ilgili öneriler ve enerji verimliliğinin sağlayacağı faydalar yer alıyor.

2030'DA YILDA 42,3 TWh NET ELEKTRİK TASARRUFU SAĞLANABİLİR

Rapor, 'SHURA' ve 'Baz' olmak üzere iki ana senaryo üzerinden hazırlandı. Baz senaryo, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 'Türkiye Elektrik Enerjisi Talep Projeksiyonu Raporu' temel alınarak oluşturuldu. SHURA senaryosu ise beş alanda 16 enerji verimliliği çözümünün enerji üretimi, iletim&dağıtımı ve 21 son tüketim alanında hayata geçirilmesiyle ulaşılacak yüksek enerji verimli bir senaryo. Baz senaryoda 2030 yılında elektrik talebi 459,2 TWh iken SHURA senaryosunda 416,9 TWh seviyesine gelebileceği gösterildi.

Buna göre 2030 yılında net 42,3 TWh tasarruf sağlanabilecek. Bu tasarruf Türkiye'deki 18 milyon hanenin veya tekstil ve ana metal sanayi sektörlerinin günümüzdeki toplam elektrik tüketimiyle eşdeğer. Büyük oranda enerji verimliliğini artıracak teknoloji ve önlemler sayesinde tasarruf edilebilecek. Ayrıca talep tarafında enerji tüketiminin yönetimi ve optimizasyonu gibi yöntemlerle önemli kazançlar sağlanacak.

Enerji verimliliği teknolojilerinin uygulanması için harcanan 1 ABD doları karşılığında yatırımcıya sağlanan mali fayda ise 1,2 ila 1,5 ABD doları arasında. Rapora göre, 2030 için hesaplanan yıllık toplam tasarrufu sağlayabilmek için gerekli enerji verimliliği teknolojilerinin yüzde 82'sinin maliyeti, elektrik tarifelerinden daha düşük. Söz konusu teknolojiler yatırımcıya doğrudan fayda sağlıyor. Maliyeti elektrik tarifesinden daha düşük olan enerji verimliliği teknolojileri aydınlatma, sanayide proses ısıtma ve soğutma, değişken hız sürücüsü uygulamaları ve dağıtık elektrik üretim teknolojileri olarak öne çıkıyor.

2020 İLA 2030 YILLARI ARASINDAKİ ELEKTRİK ÜRETİMİYLE İLGİLİ CO2EMİSYON ARTIŞI YÜZDE 5 İLE SINIRILANDIRILABİLİR

SHURA senaryosunda belirlenen tasarruf potansiyeli doğal gazdan üretilen elektrik talebini de yaklaşık yarı yarıya indirirken ithal kömüre olan bağımlılığı ise yüzde 10 oranında azaltıyor. 2030 yılında elektrik santrallerinin doğal gaz tüketimi elektrik talebinin azalmasıyla birlikte 8,7 milyar m3'e düşüyor. Doğal gaz tüketimindeki 8,7 milyar m3net azalmanın 2030 yılında yaklaşık olarak 2,4 milyar dolar fayda sağlayacağı tahmin ediliyor.

Elektrik santrallerinin kömür tüketimi SHURA senaryosunda yüzde 3 azalarak 108,2 milyon tona düşüyor. İthal kömüre olan bağımlılığın azalmasından gelen tasarruflar da doğal gaz tüketiminde azalmayla ortaya çıkan faydaya eklendiğinde toplam fayda 2,7 milyar dolara eşdeğer oluyor.

Elektrik sektörüyle ilgili yıllık CO2emisyonları 2030 yılında, SHURA senaryosunda Baz senaryoya kıyasla 25,1 milyon ton azalıyor. Elektrik sektörü kaynaklı CO2salımlarının günümüze oranla artışı yüzde 5'lik bir büyümeyle sınırlandırılabiliyor.

VERİMLİLİK YATIRIMLARI İÇİN YERLİ KAYNAKLAR KULLANILMALI

SHURA senaryosunun hayata geçmesi için 2020-2030 döneminde 54 milyar dolar eşdeğerinde bir yatırıma ihtiyaç duyulacağı hesaplanıyor. Yatırım ihtiyacının 30 milyar dolarını enerji verimliliği, 11 milyar dolarını dağıtık üretim, 13 milyar dolarını ise elektrifikasyon oluşturuyor.

30 milyar dolar seviyesindeki enerji verimliliği yatırımlarının 15 milyar dolarını elektrikli ev aletleri, 5 milyar dolarını sanayideki enerji verimliliği yatırımları, 3 milyar dolarını akıllı evler, 2 milyar dolarını klimalar, 2 milyar dolarını yemek pişirme ve kalan 3 milyar dolarını ise diğer son tüketim alanları meydana getiriyor.

Raporda bu yatırımların özellikle Türkiye'de üretilen teknoloji ve ekipmanla yapılmasının dış ticaret bağımlılığının azaltılmasında önemli rol oynayacağı vurgulanırken şu ifadelere yer veriliyor:

"Daha fazla yenilenebilir enerji payına sahip ve enerji verimliliği artan bir sektör için gerekli teknoloji ve hizmetlerin tedarik edilmesi mevcut istihdam seviyesini de artıracak. Daha temiz kaynaklardan enerji sağlayan sanayi daha düşük maliyetli ve değer zincirinde daha az emisyonlu ürünleri piyasaya sunacak. Aynı zamanda ülkenin ihracat gücüne de destek sağlayabilecek.

Ekonomik faydalarının yanında, enerji verimliliği hava kirletici emisyonların azaltılmasına da büyük oranda katkı sağlayacak. Enerji verimliliği ayrıca Türkiye'nin doğal gaz gibi yerli kaynaklarının kullanımını daha etkin kılarak Türkiye'nin enerji ihtiyacını daha uzun yıllar karşılamasını destekleyecek."

SHURA'nın 'Türkiye Elektrik Sistemi İçin En Ekonomik Katkı: Enerji Verimliliği ve Yeni İş Modelleri' raporuna ek olarak beş alanda 16 enerji verimliliği çözümünün incelendiği 'Mevzuat', 'Piyasa Temelli Politika Mekanizması Araçları' , 'İş Modelleri', 'Finansman Mekanizmaları' ve 'Sistem Verimliliği' raporları da yayınlandı.

Rapor için tıklayınız.

belediyeler murat kurum sifir atikNüfusu 250 binin üzerinde olan 88 büyükşehir ilçe belediyesi 2020 sonuna kadar sisteme girmiş olacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Türkiye Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen “Sıfır Atık ve Belediyeler Kongre ve Ödül Töreni” ile Sıfır Atık alanında projeler geliştirilen belediyeler ödüllendirildi.

Törende konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum konuşmasında doğa ile insanlık arasındaki uyumun bozulduğunu ve iklim krizinin artarak devam ettiğini ifade etti.. Bunun için bakış açılarının değişmesi gerektiğini, doğa ile olan ilişkinin tüketen değil ihtiyaç duyulan kadar kullanan, tahrip eden değil, yaşatan olarak değişmesi gerektiğini söyledi.

Bakan Kurum Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı binasından başlatılan Sıfır Atık uygulamasının bugün 49 bin kamu kurum ve kuruluş binasına ulaştığını, bu sayede enerjide tasarruf edilirken, çevrenin kirlilikten korunduğunu söyledi.

Ücretli poşet uygulaması ile plastik poşet kullanımında %80 azalma sağlandığını belirten Kurum, gelecek yıllarda dijital atık konusunun gündeme geleceğine ifade etti. Türkiye’deki tüm yazılım ve uygulama teknoloji yatırımlarının birbiri ile uyumlu olması kirlilik açısından çok ciddi önemle sahip olduğunu dijital sıfır atık anlayışıyla Türkiye’nin teknoloji ve yazılım çöplüğü olmasına izin vermeyeceklerini söyledi.

Sıfır Atık projesinde halihazırda %13 olan geri dönüşüm oranını 2023 yılında %35’e çıkaracaklarını söyleyen Murat Kurum bu sayede 100 bin kişiye istihdam sağlanırken, yıllık 20 milyar TL tasarruf sağlanacağını söyledi.

Sıfır Atık hedefi doğrultusunda Türkiye Çevre Ajansı kurulmasına dair sunulan yasa teklifi komisyondan geçtiğini kaydeden Kurum, ajansın kurulması ile atık izleme, denetim ve depozito iade sisteminin tek bir merkezden yönetilerek atık oluşmasına izin verilmeyeceğini, atıkların etkili bir şekilde kullanılmasını sağlanacağını söyledi.

Murat Kurum nüfusu 250 binin üzerinde olan 88 büyükşehir ilçe belediyesinin 2020 sonuna kadar sisteme geçişi tamamlanacağını ve belge alacağını kaydederken, bunun ülke nüfusunun yarısına denk şekilde 40 milyon kişinin sisteme dahil olması anlamına geleceği değerlendirmesinde bulundu.

2020 sonuna kadar da Türkiye’deki tüm il ve ilçe belediyelerinin sisteme geçişi tamamlamış olacağını da söyleyen Bakan Kurum ,belediyelerin Sıfır Atık ve İklim Değişikliği daire birimlerini kurmalarına yönelik çalışmaları takip ettiklerini sözlerine ekledi.

Belediyeler Birliğinin düzenlediği “Belediyeler İçin Sıfır Atık Fikir Yarışması Ödülü yarışmasına 231 geçerli proje başvurusunda bulunulurken, ödül alan projeler ise şunlar oldu;

  • Kayseri Melikgazi Belediyesi “Hareketli Geri Dönüşüm Maketi / Sıfır Atık Şehir Maketi”
  • Osmaniye Belediyesi “Anne Eli Projesi”
  • Ankara Sincan Belediyesi “Evsel Atıklardan Akıllı Çiftliğe – Sıfır Atık Projesi”
  • Siirt Belediyesi “Sıfır Atık Bank”
  • İstanbul Esenler Belediyesi “Akıllı Mobil Atık Toplama Projesi”
  • Giresun Espiye Belediyesi, “Yeşil Sokak Projesi”
  • Aydın Efeler Belediyesi “Daha Temiz Bir Efeler İçin Geri Dönüşümü Seçin”
  • İstanbul Fatih Belediyesi “Mobil Atık Toplama Aracı / Atığını Getir Projeye Katıl”
  • İstanbul Gaziosmanpaşa “Geri Dönüşüm Malzemelerinden Çanta Yapımı”
  • Antalya Muratpaşa Belediyesi “Çevreci Komşu Kart Projesi (Ödüllü Atık Toplama Projesi)”
  • Kayseri Talas Belediyesi “Kompost Poşeti Üretimi”
  • Bingöl Genç Belediyesi “Atıksız Nesil Yaşanabilir Dünya”
  • Adana Karataş Belediyesi “Denizlerdeki Atıkların Geri Dönüşüme Kazandırılması”
  • Yalova Çiftlikköy Belediyesi, “Maviden Yeşile Sürdürülebilir Bir Geleceğe”
  • Ankara Yenimahalle Belediyesi, “Kazandıran Dönüşüm – GO”
  • Samsun Canik Belediyesi “Sıfır Atık Köyü”
  • Adana Karaisalı “Atık Getir Uygulaması”
  • Zonguldak Belediyesi “Zonguldak İli Evsel Atık Yönetim Sisteminin İyileştirilmesi Projesi”
  • Adana Yüreğir Belediyesi “Sıfır Atık Sanat Merkezi”
  • Konya Karapınar Belediyesi “Atıkları Yerinde Ayrıştırıyorum ve Sokak Hayvanlarını Besliyorum”
  • Kayseri Yahyalı Belediyesi, “Öğrenciler ile Sıfırdan Başlıyoruz”
  • Kocaeli Gebze “Sıfır Atık İle Engelleri Aşıyoruz”,
  • Erzurum Yakutiye Belediyesi “Asfalt Üretiminde Atık Maddelerin Kullanımı”
  • Ankara Altındağ Belediyesi “Sıfır Atık Eğitim ve Simülasyon Merkezi “
  • İstanbul Sultangazi Belediyesi “Sıfır Atık İnovasyon Merkezi – SULSİM”
  • Konya Karatay Belediyesi “Karatay Belediyesi Sıfır Atık Yönetim Projesi”
  • Muğla Fethiye Belediyesi “Çevreci Bisiklet”
  • Antalya Kepez Belediyesi “Sera Atıkları Tehdit Değil, Toprağa Can Olsun”
  • İstanbul Küçükçekmece “Atık Plastikler Parka Dönüşüyor”
  • Samsun Tekkeköy Belediyesi “İlçemizde Sıfır Atık”

WRCTürkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde düzenlenen 2020 FIA Dünya Ralli Şampiyonası (WRC) 5. yarışı Türkiye Rallisi. z ÇEVKO, TOSFED ve Marmaris Belediyesi iş birliği sayesinde çevrenin korunmasına ölçülebilir katkı sağladı.

18-20 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen müsabaka boyunca, seyir ve servis noktalarına yerleştirilen yaklaşık 100 adet geri dönüşüm toplama ekipmanı, 15 pet toplama kafesi, 70 adet iç mekân geri dönüşüm kutusu ve 45.000 adet poşet sayesinde 3,5 ton ambalaj atığı Pandemi’ye rağmen kaynağında ayrı toplandı.

Özellikle doğal alanlarda gerçekleştirilen üst düzey spor organizasyonlarında, sürdürülebilir çevre için harekete geçme ve elçilik bilincinin giderek arttığını dile getiren ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “TOSFED ile 3 yıldır yaptığımız iş birliği, dünya çapında takip edilen bu organizasyonun Türkiye ayağında geri dönüşümle ilgili farkındalık yaratmak ve bu amaçla on binlere ulaşma fırsatı sundu. Bunun yanı sıra, önemli bir değer ifade eden ve ölçümlenebilir çevresel yarar sağlandı” dedi.

En Zorlu Yarış Başarıyla Tamamlandı

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde düzenlenen 2020 FIA Dünya Ralli Şampiyonası (WRC) 5. yarışı Türkiye Rallisi, 19 ülkeden 130 sporcu ve 65 otomobilin katılımıyla 18-20 Eylül tarihlerinde Marmaris'te düzenlendi. 15 ülkeden toplam 105 yerli ve yabancı medya mensubu tarafından takip ettiği yarışı, 31 yaşındaki Gallerli Elfyn Evans-Scott Martin ekibi kazandı. Toyota Gazoo WRT takımı adına yarışan Red Bull sporcusu Evans, kariyerinin üçüncü Dünya Ralli Şampiyonası zaferini elde etti.

sifir atik logoİsrafın önlenmesi, kaynakların daha verimli kullanılması, atık oluşumunun engellenmesi veya azaltılması, kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımının sağlanmasını kapsayan “Sıfır Atık” atık yönetim felsefesi olarak tanımlanmaktadır. Sıfır Atık Yönetmeliği gereğince 2020 yılından itibaren kademeli olarak Sıfır Atık Yönetim Sistemini kurması gereken hedef kitlelere yol göstermek amacıyla 11 adet “Sıfır Atık Yönetim Sistemi Uygulama Kılavuzu” hazırlanmıştır.

Sıfır Atık Yönetim Sistemi uygulama kılavuzlarına ulaşmak için tıklayınız.

asdAmbalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Ambalaj Ay Yıldızları 2020 Yarışması’nın kazananları belli oldu. Başvuru yapan 278 ambalajın, 13 farklı kategoride değerlendirildiği yarışmada 134 ambalaj ödüle layık görüldü. Dereceye giren tüm katılımcıların WorldStar ve AsiaStar yarışmalarına da katılabildiği Ambalaj Ay Yıldızları Yarışması'nda dereceye giren katılımcıların ödülleri, Covid-19 salgınının sona ermesinin ardından, İstanbul’da düzenlenecek özel bir törende verilecektir.

Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenen ‘Ambalaj Ay Yıldızları Yarışması’ sonuçlandı. Ambalaj üreticileri, marka sahipleri ve tasarımcıların piyasadaki ambalajlarıyla katıldıkları ve bu yıl dördüncü kez yurt dışından başvuruların da kabul edildiği yarışma büyük ilgi gördü. Yarışma, WPO-World Packaging Organization (Dünya Ambalaj Örgütü) ve APF-Asian Packaging Federation (Asya Ambalaj Federasyonu) tarafından akredite edildiği için; uluslararası arenada yetkinliğe ve geçerliliğe sahip ülkemizdeki tek ambalaj yarışmasıdır.  

17-18 Eylül 2020 tarihlerinde ASD binasında bir araya gelen Seçici Kurul Üyeleri, bütün ambalajları inceledikten sonra 11 kriter doğrultusunda başvuruları değerlendirdi. Üretim kalitesinden çevreye duyarlılığına, tasarımdan özgünlüğüne kadar kriterler ışığında toplam 134 ambalaj finale kaldı. İki yılda bir düzenlenen Yarışmaya bu yıl da en fazla başvuru gıda, grafik tasarım ve içecek kategorilerinden oldu. Ambalaj Ay Yıldızları 2020 Yarışması'nda dereceye giren katılımcıların ödülleri, Covid-19 salgınının sona ermesinin ardından, İstanbul’da 5 yıldızlı bir otelde düzenlenecek özel bir törende verilecektir. Gecede, finale kalan 134 ambalaj arasından Altın, Gümüş, Bronz ve Yetkinlik ödülü alanlar ilan edilecek. ‘Altın Ödül' almaya hak kazanan ürünler arasından ise Türk Standartları Enstitüsü (TSE) işbirliği ile en fazla 3 adet ‘Altın Ambalaj Ödülü' verilecek.

SB FotoSustainable Brands® Global Platformu’nun Türkiye buluşması olan SB Turkey 2020, ‘Delivering The Good Life/İyi Yaşamı Sunmak’ temasıyla ikinci gününü tamamladı. Online olarak gerçekleşen etkinlikte, dünyadan ve ülkemizden önde gelen konuşmacılar ve marka liderleri, yeni normal düzeninde değişen tüketici alışkanlıklarını ve bu noktada markalara düşen görevleri tartıştı.

COVID-19 salgını nedeniyle bu yıl dijital ortamda gerçekleşen, Sustainable Brands® Global Platformu’nun Türkiye buluşması olan SB Turkey 2020 tamamlandı. ‘Delivering the Good Life (İyi Yaşamı Sunmak)’ temasıyla yapılan etkinliğin ikinci gününde, marka liderleri yeni normal düzen içinde sürdürülebilir bir yaşam içine neler yapılabileceğini tartıştı.

Gıda İsrafına Çözüm: Boşa Harcama Bağışla

Ana oturumda bir araya gelen P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Genel Müdürü Tankut Turnaoğlu, Yemek Yazarı ve Yapımcı Refika Birgül, Gıda Kurtarma Derneği & Fazla Gıda Kurucusu Olcay Silahlı sürdürülebilir bir yaşam için boşa harcanan, atılan gıdaların nasıl kurtarılabileceğine ve markaların bu noktada üzerlerine düşen görevler üzerine konuştular.

Türkiye’de yılda 300 milyar TL’lik gıda çöpe gidiyor ve bunun en az 90 milyarının gıda olarak kullanılabilecek şeyler. Bu gıdaların boşa harcanmasına izin vermek istemeyen Fairy ve Gıda Kurtarma Derneği iş birliği ile gıda israfı önlenirken 330.000 kişiye gıda yardımı sağlanıyor. Yapılan çalışma ile gıda israfı konusunda toplumda farkındalık da yaratılıyor. Gelecek dönemde yeni gıda bağış noktası aktifleştirilerek bağış noktalarında toplum gıda israfına karşı bilinçlendirecek. Boşa Harcama kampanyası ile yılda 1,5 milyon TL değerinde ürün israfı önlenirken, kurulacak lojistik altyapı ile de toplam 7 milyon TL değerinde ürün, ihtiyaç sahibi ile buluşturulacak.

 

yemek sepetiYemeksepeti, siparişlerine eklediği “Yeşili koruyalım” kutucuğu ile tek kullanımlık plastik tüketimini azaltmak için önemli bir farkındalık çalışmasına imza atıyor.

Yemeksepeti siparişlerinde “Yeşili Koruyalım” butonuyla plastik tabak, çatal, bıçak ve kağıt peçete istemiyorum seçeneği kullananlar geçen yılın aynı dönemine göre %30 oranında arttı. Bu seçeneği tercih eden Yemeksepeti kullanıcıları sayesinde, 2020 yılının ilk 8 ayında 376 ton daha az plastik tüketildi.

Yemeksepeti, sipariş sayfasına eklediği “Yeşili Koruyalım” seçeneği ile son 5 yıldır tek kullanımlık plastik tüketimini azaltmak için kullanıcıları ve restoranları teşvik ediyor. Son yıllarda artan plastik tüketiminin dünya için oluşturduğu tehdidin farkındalığıyla üzerine düşen sorumluluğu yerine getiren Yemeksepeti, kullanıcılarında da farkındalık oluşturmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Yemeksepeti’nden sipariş veren kullanıcılar, ödeme sayfasına geldiklerinde, “Yeşili Koruyalım” kutucuğunu işaretleyerek, restorana “Servis (plastik tabak, çatal, bıçak ve kağıt peçete) gönderme” mesajı iletiyor ve plastik kullanımının azalmasına destek olabiliyor. Yapılan farkındalık çalışmaları sonucunda her sene “Yeşili Koruyalım” kutucuğunu işaretleyen kullanıcıların sayısı ise giderek artıyor. 2020 yılının ilk 8 ayıyla 2019’yn ilk 8 ayı karşılaştırıldığında, geçen yıla göre %30 daha fazla “Yeşili Koruyalım” kutucuğu işaretlendi.

Farkındalığı En Yüksek Şehir: İzmir

2020 yılında verilen toplam siparişin %21’inde plastik tabak, çatal, bıçak ve kâğıt peçete gönderimi tercih edilmedi. Kullanıcılar bu tercihleriyle yıl içinde toplam 376 ton daha az plastik tüketilmesini sağladı.

1597212966 Sust8 1PepsiCo Türkiye, global olarak belirlenen yüzde 100 yenilenebilir enerji hedefi doğrultusunda Suadiye, Manisa ve Tarsus fabrikalarında yaptığı solar yatırımlarıyla; yıllık ortalama 2.120 megawatt saat elektrik üreterek, yaklaşık 1.425 evin elektriğine karşılık gelen 8.900 ton karbon emisyonunu azaltıyor.

PepsiCo Türkiye, PepsiCo’nun global sürdürülebilirlik yol haritası doğrultusunda sürdürülebilir bir gıda sisteminin oluşmasına katkı sağlamak için yenilenebilir enerji odaklı yatırımlarına devam ediyor.

Türkiye’deki 6 fabrikasının hepsi sıfır atık olarak faaliyet gösteren PepsiCo Türkiye, bu hedefe Avrupa bölgesinde en hızlı ulaşan iş birimlerinden birimlerden biri olarak dikkat çekiyor. Şirket özellikle karbon emisyonu azaltılması yolunda, yenilebilir kaynaklara dayalı yatırımları sayesinde önemli bir mesafe kaydetmiş bulunuyor. Doğrudan operasyonlarında yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya devam eden PepsiCo Türkiye, elektrik tüketiminin; Suadiye fabrikasında yüzde 33; Tarsus fabrikasında ise yüzde 45’ye varan bölümünü atık yiyeceklerden oluşan biyogaz ve solar enerjiden elde ediyor.

Solar yatırımlarıyla 8.900 ton karbon emisyonu azaltımı

Bu anlayış doğrultusunda yaptığı güneş enerjisi yatırımlarına hız veren şirket, Manisa fabrikasındaki solar enerji yatırımlarının birinci fazını tamamlamış bulunuyor. Aynı fabrikada solar enerjiye ilave olarak bu yıl açılacak biyogaz üretim tesisiyle, kullanılacak elektriğin yüzde 30’unun fabrikanın organik atıklarından elde edilmesi hedefleniyor. PepsiCo Türkiye bugün Suadiye, Manisa ve Tarsus fabrikalarındaki solar yatırımlarıyla yıllık ortalama 2.120 megawatt saat elektrik üretiyor. Bu sayede yaklaşık 1.425 evin elektriğine karşılık gelen 8.900 ton karbon emisyonunu azaltıyor.

Yiyecek fabrikalarına ek olarak içecek fabrikalarında da solar panel bazlı yenilenebilir enerji yatırımlarına devam eden PepsiCo, yakın zamanda İzmir, Adana ve Çorlu içecek fabrikalarında yıllık ortalama 2.200 megawatt saat elektrik üretimi yapılacak solar yatırımını tamamlayarak devreye alacak.

PepsiCo Türkiye gelecekte elektrikli araç filolarından tutun da yenilenebilir enerji kullanımının daha da artırılmasına kadar birçok uygulamayı adım adım hayata geçirerek, global olarak yüzde 100 yenilebilir enerji odağına daha güçlü katkı sağlamayı hedefliyor