Güncel
   
 
 

Balıkesir Belediye Başkanı Sabri Uğur: “Balıkesir halkı, her atığın çöp olmadığını biliyor”

Bu sayımızın özel konuğu, çevre koruma amaçlı projeleri ve uygulamaları ile dikkat çeken Balıkesir Belediye Başkanı Sabri Uğur. Ambalaj atıklarının kaynağında, tüm diğer atıklardan ayrı toplanarak geri kazanımı başta olmak üzere, doğalgaz ve atık su arıtma tesisi gibi, çevre kirliliğinin önlenmesinde büyük önem taşıyan projelere imza atan Sabri Uğur'la, geri kazanımı mümkün olan atıkları konuştuk. Başkan Uğur, Balıkesir'deki kentsel katı atık yönetimi uygulamalarını ve gelecek hedeflerini anlattı.

 

Sabri Ugurİlinizde ambalaj atıklarının kaynağında toplanması ve geri kazanımı alanında ne gibi çalışmalar yürütülüyor? Belediyenizin bu alandaki faaliyetleri ve hizmetleri hakkında bilgi alabilir miyiz?
Balıkesir ili dahilinde, ambalaj atıkları başta olmak üzere, geri dönüşümü mümkün olan kentsel katı atıkların kaynağında diğer tüm atıklardan ayrı olarak toplanması ve geri kazanımı ile ilgili sistematik çalışma yapan bizim dışımızda bir başka belediye daha yok. Balıkesir Belediyesi’nin çalışmalarına gelince; biz belediye olarak, ÇEVKO ve o zamanki yüklenici lisanslı firmamız ÖZNAK ile birlikte, 2005 yılında, önce “Ambalaj Atıklarının Kaynağında Ayrı Toplanması ve Geri Kazanımı” adı ile bir pilot proje başlattık. O zaman sadece bir mahallemizde başlattığımız bu projeyi, halen 6 mahallemizde, yeni yüklenici lisanslı firmamız ÖRKASAN ile birlikte yürütmekteyiz. Bu uygulamanın 2008 yılı içinde, tüm şehre yaygınlaştırılmasını amaçlıyoruz. Bunun yanı sıra atık pillerin ve atık bitkisel ve sanayi yağlarının ayrı olarak toplanması çalışmalarımız var. Tüm bu çalışmalarımızla ilgili olarak, ilk ve orta dereceli okul öğrencileri başta olmak üzere, gençler ve halka yönelik eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz.

Geçen yıl bu konuda, 5'i belediye personelimiz olmak üzere, Balıkesir'den 10 uzman ve yöneticiyi, eğitim amacı ile bir AB projesi kapsamında 2 haftalığına Almanya'ya gönderdik. Tüm bunlardan daha kapsamlı bir diğer ve çok önemli projemiz ise belediyemizin öncülüğünde, Savaştepe, İvrindi, Susurluk, Bigadiç, Kepsut ve Pamukçu Belediyeleri’nin katılımı ile kurduğumuz, “Balıkesir İli Sürdürülebilir Çevre Yönetimi Belediyeler Birliği.” AB Kalkınma Fonu'ndan önemli hibe desteği sağladığımız bu proje tamamlandığında, sadece Balıkesir il merkezinde değil, çevremizdeki ilçe ve beldelerde de kentsel katı atıklar konusunda AB'nin öngördüğü standartlarda bir katı atık yönetimi uygulaması başlamış olacak.

Belediyeler, tüketicilere olan yakınlıkları itibarı ile geri kazanım bilincinin gelişmesi konusunda daha etkili bir rol üstlenebilir mi? Belediyenizin tüketicilere yönelik çalışmaları var mı? Varsa örnek projeleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Kentlerde belediyeler, insanların gündelik hayatlarında, doğumdan ölüme kadar her alanda, en fazla role sahip bulunan kamu kuruluşlarıdır. Bu itibarla, yine kent yaşamının en önemli sorunlarından biri olan atık yönetimi ile ilgili en önemli görev hiç şüphesiz ki belediyelerin üzerine düşmektedir. Belediyeler tarafından, yaygın eğitim, halkla ilişkiler, reklam ve tanıtım teknikleri kullanılarak, hem uygulamanın geliştirilmesi hem de halkın bilinçlendirilmesi için pek çok şey yapılabilir. Bizim 3 yıl içinde geldiğimiz noktada, Balıkesir'de “çöp” kavramının yerine, çağdaş bir “atık” kavramını yerleştirdiğimize inanıyorum. Bugün Balıkesir insanının, her atığın çöp olmadığının bilincinde olduğunu düşünüyorum.

Ancak, ben bu işin asıl çözüm yerinin anaokullarından itibaren, ilköğretim ve orta öğretim kademelerinde çözülebileceğini düşünüyorum. Bu konuda, belediyeler Milli Eğitim’e özel destek ve katkılar sağlayabilir. Örneğin belediyeler, kentsel katı atıklarla ilgili en çağdaş yöntemleri kullanmanın yanı sıra bu konuyla ilgili uygulamalar ile vatandaşın buluşması noktasında, Milli Eğitim kuruluşları ile birlikte çalışarak, sonuca ulaşmak için geçecek olan zamanı kısaltabilir. Bu nedenle, biz Balıkesir Belediyesi olarak, bu konuda yaptığımız çalışmaları anlatmak ve vatandaşımızın, bizim bu çalışmalarımıza katılımını sağlamak amacı ile okullar başta olmak üzere, hemen her kesime yönelik çalışmaları kendi personelimizle yapıyoruz. Halbuki bu konular, eğitim müfredatlarına konulabilir ve bu eğitimler yapılırken de belediyelerden destek istenebilir. Neticede, kentsel atıklar meselesini, sadece belediyelerin sorunu olarak düşünmemek lazım!

İlinizde geri kazanım alanında tüketici bilincini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konudaki gözlemleriniz neler?

Balıkesir'de biz, geri kazanım fikrini ilk olarak, ambalaj atıklarını kaynağında ayrı toplamaya başladığımızda, yani 2005 yılında ortaya attık. Belki insanlar, entelektüel ve kültürel bilgi birikimleri bakımından bu konuda bazı fikirlere sahiptiler; ancak, uygulamaya dönük çalışmalara, 2005'te başladık. O günden bu yana halkın çöp meselesine bakışında oldukça memnuniyet verici değişimler gözlüyoruz. Balıkesir halkı, her atığın çöp olmadığını biliyor. Nitekim, ambalaj atıkları, atık pil ve atık yağ toplama çalışmalarına baktığımızda, son derece memnuniyet verici gelişmeleri, rakamsal olarak da izleyebiliyoruz. Halihazırdaki gelişmeler, tüm bu uygulamaların şehrin tamamına yaygınlaştırılması konusunda bize cesaret veriyor.

Geri kazanılmak üzere ilinizde yılda ne kadar ambalaj atığı kaynağında ayrı toplanıyor ya da ayrıştırılıyor? Örneğin, geçen yıl ne kadar ambalaj atığı toplanarak geri kazanımı sağlandı? Bu atıkların geri kazanım işlemleri nasıl gerçekleştiriliyor?

Geri dönüşebilir kentsel ve endüstriyel katı atıkların kaynağında ayrı toplanması çalışmaları, Türkiye için oldukça yeni uygulamalardır. Balıeksir'de, halkın  bilinçlenmesine ve belediyemizin uygulamayı yaygınlaştırabilme kapasitesine göre, her yıl topladığımız geri kazanılabilir atıkların miktarı hızla artmaktadır. Örneğin, sadece 2007 yılında, evlerden 1.390 ton ve sanayi kuruluşları ile işyerlerinden 910 ton olmak üzere, toplam 2.300 ton ambalaj atığı topladık. Bu rakamların, uygulamanın tüm şehre yaygınlaştırılması ve halkın bilinçlenmesine bağlı olarak, bu yıl birkaç misli artacağını değerlendiriyorum. Yüklenici lisanslı firmamamızın eliyle topladığımız geri kazanılabilir ambalaj atıkları, firmanın tesislerinde cinslerine göre tasnif edilerek balyalanıyor ve buradan da ilgili geri dönmüşüm kuruluşlarına ulaştırılıyor. Tüm bu çalışmalarımız, ülkemizde son yıllarda kademeli olarak yürürlüğe girmekte olan yasal mevzuat çerçevesinde yürütülüyor.

 

Atıkların ayrı toplanması ve geri kazanımı konusunda ilinizdeki özel sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları ile etkili işbirlikleri geliştirebiliyor musunuz? Sanayi, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarından beklentileriniz neler?

Daha önce de belirttiğim gibi atık meselesi, sadece belediyeleri ilgilendiren bir konu değil. Toplumun tüm kesimleri ile resmi ya da özel her kuruluşun, bir şekilde atık konusu ile ilgili bir yanı var. Bu bakımdan, atıklarla ilgili olarak, sadece sanayi ve STK'larla değil, tüm kurum ve kuruluşlarla ortak çalışmalar yapılmalı diye düşünüyorum. Balıkesir Belediyesi olarak, özellikle geri kazanımı mümkün olan atıklar başta olmak üzere, tüm atıkların çağdaş ve bilimsel yöntemlerle toplanması, geri kazanımı ve bertaraf edilmesi amacı ile ilgili kuruluşlarla işbirliği yapıyoruz. Son birkaç yıldır, konutların yanı sıra büyük sanayi kuruluşları ile küçük işletmelere yönelik çalışmalara da özel bir ağırlık veriyoruz. Büyük sanayi kuruluşlarının endüstriyel faaliyetler sırasında ortaya çıkardıkları atkılar, çoğu zaman özel niteliklere sahip oluyor. Bunlarla ilgili yasal mevzuat çerçevesinde işlemlerin yapılması bakımından, şirket personelinin mevzuat bilgisi ve gerekli fiziki sistemlerin tesisi açısından duyarlı olmasını bekliyoruz.

Sizce ülkemizde geri kazanım alanının gelişmesi için şu anda yapılanların dışında daha nelerin yapılması gerekiyor? Bu konuda en önemli görev ve sorumluluk kimlere düşüyor? Yerel yönetimlerin geri kazanım sistemindeki konumlarını değerlendirir misiniz?

Bilim ve teknolojideki gelişmeler, atıkların geri kazanımı konusunda her geçen gün önümüze yeni yeni imkanlar çıkarıyor. Bu ise atıklar nedeniyle meydana gelen çevre kirliliğinin azaltılmasında, bu konudaki yeni bilgi ve teknolojilerin paylaşımı, her türlü ticari kaygının dışında tutulmalı. Bu gibi patent hakları, kamu adına satın alınmalı ve herkesin serbest kullanımına sunulmalıdır. Bu da, ancak devletin yapabileceği bir iş. Yerel yönetimler ise yasal mevzuata dayanarak, öncelikle, bölgelerindeki her türlü üretim süreçlerinin, doğaya en az zarar verecek şekilde sürdürülmesini sağlama amaçlı etkili denetlemeler yapmalıdır. Geri kazanımı mümkün olan atıkları, tüm diğer atıklardan kaynağında ayrı toplamalı ve bunları düzenli olarak, ilgili kuruluşlara aktarmalı. Bu konuda meydana gelen bilimsel, teknolojik ve yasal gelişmeleri yakından takip etmeli ve bölgelerinde uygulamaya geçirmeli.

Ayrıca, çevre koruma mevzuatına uygun çalışma yapan ve yapmayan yerel yönetimler arasında, devlet karşısında bir fark olması gerektiği gibi bu anlayış, kişileri de kapsayacak şekilde bir mevzuat altyapısına oturtulmalıdır. Kısaca, testiyi kıran ile suyu getiren bir tutulmamalı. Çünkü, testiyi kıranı cezalandıramaz, suyu getireni de ödüllendiremezseniz, hiçbir uygulamadan netice almanız mümkün olmaz!

Geri kazanım alanında geleceğe yönelik projeleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Bizim, sohbetimiz sırasında anlattığım ve halihazırda devam etmekte olan projelerimizi, görev ve sorumluluk alanımızın her noktasına yaygınlaştırmak ilk ve öncelikli hedefimizdir. Orta vadede ise geri gönüşümü mümkün olan atıkların kaynağında ayrı toplanarak geri kazanımını; dönüşümü mümkün olmayan atıkların, doğaya zarar vermeyecek yöntemlerle toplanması ve bilimsel tekniklerle bertaraf edilmesi konularında sahip olduğumuz bilgi ve deneyimlerimizi çevremizdeki diğer yerel yönetimlerle paylaşarak, oralarda da en üst seviyede atık yönetim sistemlerinin hayata geçmesine katkı sağlamayı hedeflemekteyiz.