|
kazanım ve kaynağında ayrı toplama uygulamaları ile ilgili ciddi çalışmalar ve gelişmeler mevcuttur. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Antalya, Adana, Mersin, Konya, Adapazarı, Eskişehir, Gaziantep, Tekirdağ, Kırklareli, Balıkesir, Manisa, Yalova, Muğla, Denizli, Kütahya, Kastamonu illerinde; il/ilçe belediyeleri ve lisanslı işletmeler veya il/ilçe belediyeleri, lisanslı işletmeler ve Yetkilendirilmiş Kuruluş işbirliği ile yürütülen uygulamalar yaşama geçirilmiştir. Kaynakta ayrı toplamaya yönelik yürütülen çalışmalar her geçen gün de yaygınlaşmaktadır. Ancak asıl önemli olan, öncelikle yurttaşlarımıza ve öğrencilerimize yönelik eğitim ve bilgilendirme çalışmalarının yoğun bir şekilde yürütülmesidir. Konunun önemini vurgulayan etkinlikler yapılarak geri kazanımın çevre açısından yararlarını ve ülke ekonomisine katkılarını çok iyi anlatmamız ve bu konuda vatandaşlarımızın daha duyarlı olmasını sağlamamız gerekiyor. Eğitici ve bilgilendirici filmlerle görsel basın aracılığıyla özellikle genç nüfusa ulaşılması çok önemlidir.
Türkiye’de çöplerin %15- 20’si geri kazanılabilir nitelikli
Geri kazanım çalışmalarının ülke ekonomisine, çevrenin ve doğanın korunmasına
katkısı nedir?
Bugün ülkemizin ve diğer dünya ülkelerinin sahip oldukları en önemli varlıkların başında enerji kaynakları geliyor. Hepimiz, doğal kaynakların sınırsız olmadığının farkındayız. Bize düşen, sahip olduğumuz enerji kaynaklarının en iyi, en doğru ve en verimli şekilde kullanılmasını sağlamak. Geri kazanım kaynak israfına karşı en etkili uygulamalardan birisi.
Ülkemizde günde yaklaşık 65 bin ton çöp üretiliyor. Evsel katı atıkların yüzde 68’ini organik atıklar, kalan kısmını ise kağıt karton, tekstil, plastik, deri, metal, ağaç, cam ve kül gibi maddeler oluşturuyor. Ülkemizde çöplerin yüzde 15- 20’sini geri kazanılabilir nitelikli atıklar oluşturuyor. Bu atıkların geri kazanımı, ülke ekonomisine ve çevrenin korunmasına kuşkusuz önemli katkı sağlıyor.
Geri kazanım kamu yönetimi, yerel yönetimler, sanayi ve tüketici işbirliğini gerektiren bir sistem. Bu sistemin içinde Çevre ve Orman Bakanlığı nerede duruyor? Bakanlık olarak bu alandaki sorumluluklarınızdan bahseder misiniz?
Sağlıklı bir geri kazanım sisteminde kamu yönetiminin, tüketicilerin ve sanayinin bir araya getirilmesi ve doğru bir görev paylaşımının sağlanması gerekiyor. Çevre ve Orman Bakanlığı sistemin çerçevesini çizen, sistem içindeki tarafların görev ve sorumluluklarını belirleyen, uygulamaları denetleyen, kural dışı davrananlara yaptırım uygulayan bir konumda. Bunun için gerekli yasal altyapıyı oluşturduk, denetim ve yaptırım uygulamaya başladık.
Geri kazanım sektöründe faaliyette bulunan geri kazanım firmalarına lisans vererek onları kayıt altına alıyoruz. Bu, sektördeki firmaların kurumsallaşması açısından da çok önemli. Bir yandan da mevcut veya yeni kurulacak geri kazanım tesislerinde asgari standartları belirledik. Bakanlığımız’dan lisans almamış firmaların sektörde faaliyette bulunmasına artık izin vermeyeceğiz. Lisanslı firma sayısı¬nın ve kapasitesinin artması ile özellikle sokak toplayıcılarına istihdam imkanı yaratılabile¬ceğini ve onların daha sağlıklı ortamlarda iş sahibi olmalarının mümkün olacağını düşünüyoruz. Bakanlık olarak özellikle belediyeleri, kendi bölgelerinde geri kazanım çalışmalarını başlatmaları veya yaygınlaştırmaları konusunda yönlendirmemiz veya zorlamamız gerekiyor. Bunun için belediyelerden ambalaj atıkları yönetim planlarını istiyoruz. Belediyelerin çalışmalarını ve yapmakta oldukları uygulamaları denetim görevimiz de bulunuyor. Belediyeler yürüttükleri faaliyetleri düzenli olarak Bakanlığımız’a rapor olarak sunuyor.
Ayrıca 60. Hükümetimiz, Eylem Planı’nda bu konuya büyük önem vermiş ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü
|
|

|
Yönetmeliği’nin etkili bir ve kontrol etme zorunluluğu var ve bunu da düzenli olarak yerine getirmekteyiz. Bununla ilişkili önemli bir konu da haksız rekabetin önüne geçmek. “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” ile sanayiye birtakım yükümlülükler verilmiştir. Bakanlık olarak bizim görevimiz yönetmeliğe göre yükümlülük altındaki tüm sanayi kuruluşlarının bu sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlamak. Bu amaçla il müdürlüklerimize bölgelerindeki sanayi kuruluşlarının kontrol ve denetimini yaptırarak, tüm sanayi kuruluşlarının sistem içine alınmasına çalışıyoruz.
Türkiye’de geri kazanım konusunda yapılacak çok iş var .
Ülkemizde, geri kazanım alanında sizce en büyük eksiklik nerede yaşanıyor? Bu
konuda ülkemizin sahip olduğu avantaj ve dezavantajlar neler?
Ülkemizde geri kazanım alanının gelişiminin, Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında yeni olduğunu söyleyebiliriz. Bu hem bir avantaj hem de dezavantaj olarak değerlendirilebilir. Avantaj çünkü pek çok ülkede uzun uğraşlar sonucu oluşturulmuş geri kazanım sistem-lerini inceleme, gelişmiş modeller ışığında ülkemiz için en ideal sistemi oluşturma şansına sahibiz. Bu gecikmenin dezavantajını ise şimdi biraz daha hızlı hareket etmek, kaybettiğimiz zamanı telafi etmek konusunda yaşıyoruz.
Geri kazanım çalışmaları ülkemizde giderek hız kazanıyor ama bu alanda hala ciddi eksiklerimiz bulunuyor. Vatandaşlarımızın geri kazanım bilinci henüz istenilen düzeyde değil. Sistemin en önemli unsuru olan belediyelerin büyük bir çoğunluğu hala geri kazanılabilir atıkların kaynağında ayrı toplanması çalışmalarına başlamış değil. Piyasaya ambalajlı ürün süren ve yükümlülük altında bulunan sanayi kuruluşlarının sayıca büyük bir çoğunluğu henüz Bakanlığımız’a bildirim dahi yapmamış durumda. Geri kazanım tesisi bakımından ülkede altyapı eksiklikleri var ve bu eksiklikler giderilmeden yaygın ve etkin bir geri kazanım uygulamasının çok kolay olamayacağını görüyoruz. Tüm bu eksiklerin giderilmesi ve ülkemizde sağlıklı işleyen bir geri kazanım sisteminin oluşturulması, çok taraflı bir işbirliğini gerektiriyor. Bakanlığımız, sanayi ve sivil toplum kuruluşları arasında oluşturulacak güçlü işbirlikleri ile ülkemizdeki geri kazanım sisteminin sürdürülebilir bir şekilde işlerlik kazanacağına inanıyorum.
|